<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
	<channel>
		<atom:link href="http://www.sosyaltr.com/rss/id_2/" rel="self" type="application/rss+xml" />
		<title>Kategoriler</title>
		<link>http://www.sosyaltr.com/blog/category/hikaye/</link>
		<description>Blog kategorileri...</description>
		<item>
			<title>Biraz Mutluluk!</title>
			<link>http://www.sosyaltr.com/serpilcan/blog/biraz-mutluluk/</link>
			<description><![CDATA[Jerry, &#231;evresindekilerin &#231;ok sevdi&#287;i insanlardan biriydi.<br />Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman s&#246;yleyecek olumlu<br />bir &#351;ey bulurdu. Hatta bazen etraf&#305;n...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Jerry, &#231;evresindekilerin &#231;ok sevdi&#287;i insanlardan biriydi.<br />Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman s&#246;yleyecek olumlu<br />bir &#351;ey bulurdu. Hatta bazen etraf&#305;ndakileri &#231;&#305;ld&#305;rt&#305;rd&#305; bile.<br />Bu adam, bu halde bile nas&#305;l iyimser olabiliyor? Birisi nas&#305;l<br />oldu&#287;unu sorsa; &#8220;Bomba gibiyim&#8221; diye yan&#305;t verirdi hep..<br />&#8220;Bomba gibiyim.&#8221; Jerry bir do&#287;al motivasyoncuydu&#8230;<br />Yan&#305;nda &#231;al&#305;&#351;anlardan biri, o g&#252;n, k&#246;t&#252; bir g&#252;n&#252;ndeyse,<br />Jerry yan&#305;na ko&#351;ar, duruma nas&#305;l olumlu bak&#305;laca&#287;&#305;n&#305; anlat&#305;rd&#305;.<br />Bu tarz&#305; fena halde d&#252;&#351;&#252;nd&#252;r&#252;yordu beni&#8230; Bir g&#252;n Jerry&#8217;ye<br />gittim. Anlayam&#305;yorum dedim.. Nas&#305;l olur da, her zaman,<br />her ko&#351;ulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun&#8230;<br />Nas&#305;l ba&#351;ar&#305;yorsun bunu?<br />Her sabah kalkt&#305;&#287;&#305;mda kendi kendime Jerry bug&#252;n iki<br />se&#231;imin var: Havan ya iyi olacak, ya k&#246;t&#252;.. derim.<br />Havam&#305;n iyi olmas&#305;n&#305; se&#231;erim. K&#246;t&#252; bir &#351;ey oldu&#287;unda gene iki<br />se&#231;imim var: Kurban olmak, ya da ders almak.<br />Ben ba&#351;&#305;ma gelen k&#246;t&#252; &#351;eylerden ders almay&#305; se&#231;erim.<br />Birisi bana bir &#351;eyden &#351;ikayete geldi&#287;inde, gene iki se&#231;imim var..<br />&#350;ikayetini kabul etmek ya da ona hayat&#305;n olumlu yanlar&#305;n&#305;<br />g&#246;stermek. Ben hayat&#305;n olumlu yanlar&#305;n&#305; se&#231;erim.<br />Yok yahu, diye protesto ettim. Bu kadar kolay yani?<br />Evet.. Kolay dedi Jerry.. Hayat se&#231;imlerden ibarettir.<br />Her durumda bir se&#231;im vard&#305;r. Sen her durumda nas&#305;l<br />davranaca&#287;&#305;n&#305; se&#231;ersin. Sen insanlar&#305;n senin tavr&#305;ndan nas&#305;l<br />etkileneceklerini se&#231;ersin. Sen havan&#305;n, tavr&#305;n&#305;n<br />iyi ya da k&#246;t&#252; olmas&#305;n&#305; se&#231;ersin&#8230;<br />Yani sen, hayat&#305;n&#305; nas&#305;l ya&#351;ayaca&#287;&#305;n&#305; se&#231;ersin!..<br />Jerry&#8217;nin s&#246;zleri beni olduk&#231;a etkiledi. Onu, uzun y&#305;llar<br />g&#246;rmedim. Ama, hayat&#305;mdaki talihsiz olaylara d&#246;v&#252;nmek<br />yerine, se&#231;im yapmay&#305; tercih etti&#287;imde hep onu hat&#305;rlad&#305;m.<br />Y&#305;llar sonra, Jerry&#8217;nin ba&#351;&#305;na &#231;ok tats&#305;z bir &#351;ey geldi. Soygun<br />i&#231;in gelen h&#305;rs&#305;zlar, pani&#287;e kap&#305;l&#305;p, Jerry&#8217;yi delik de&#351;ik etmi&#351;ler&#8230;<br />Ameliyat&#305; 18 saat s&#252;rm&#252;&#351;, haftalarca yo&#287;un bak&#305;mda kalm&#305;&#351;.<br />Taburcu edildi&#287;inde, kur&#351;unlar&#305;n baz&#305;lar&#305; hala v&#252;cudundaym&#305;&#351;.<br />Ben onu, olaydan alt&#305; ay sonra g&#246;rd&#252;m.<br />Nas&#305;ls&#305;n? diye sordu&#287;umda, Bomba gibiyim dedi<br />Bomba gibi. Olay s&#305;ras&#305;nda neler hissettin Jerry dedim.<br />Yerde yatarken, iki se&#231;imim var diye d&#252;&#351;&#252;nd&#252;m..<br />Ya ya&#351;amay&#305; se&#231;ecektim, ya &#246;l&#252;m&#252;.. Ben ya&#351;amay&#305; se&#231;tim.<br />Korkmad&#305;n m&#305;, &#351;uurunu kaybetmedin mi !..<br />Amb&#252;lansla gelen sa&#287;l&#305;k g&#246;revlileri harika insanlard&#305;.<br />Bana hep &#304;yile&#351;eceksin merak etme dediler.<br />Ama acil servisin koridorlar&#305;nda sedyemi h&#305;zla<br />s&#252;rerlerken, doktorlar&#305;n ve hem&#351;irelerin y&#252;z&#252;ndeki<br />ifadeyi g&#246;r&#252;nce ilk defa korktum.Bu g&#246;zler<br />bana; Bana adam &#246;lm&#252;&#351; diyordu. Bir &#351;eyler yapmazsam,<br />biraz sonra &#246;l&#252; bir adam olacakt&#305;m ger&#231;ekten..<br />Ne yapt&#305;n? diye merakla sordum..<br />Kocaman bir hem&#351;ire yan&#305;ma yakla&#351;t&#305; ve ba&#287;&#305;rarak<br />herhangi bir &#351;eye alerjim olup olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; sordu..<br />Evet diye yan&#305;t verdim.. Var.. Doktorlar ve hem&#351;ireler merakla sustular.. Derin bir nefes alarak kendimi toparlad&#305;m ve ba&#287;&#305;rd&#305;m: Benim kur&#351;unlara alerjim var !..<br />Doktorlar ve hem&#351;ireler g&#252;lmeye ba&#351;lad&#305;lar. Tekrar ba&#287;&#305;rd&#305;m..<br />Ben ya&#351;amay&#305; se&#231;tim. Beni bir canl&#305; gibi ameliyat edin.<br />Otopsi yapar gibi de&#287;il..<br />Jerry, sadece doktorlar&#305;n b&#252;y&#252;k ustal&#305;klar&#305;<br />sayesinde de&#287;il, kendi olumlu tavr&#305;n&#305;n b&#252;y&#252;k<br />katk&#305;s&#305; ile ya&#351;ad&#305;. Ya&#351;amas&#305; bana yeni ders oldu.<br />Herg&#252;n, hayat&#305;m&#305;z&#305; dolu dolu ya&#351;amay&#305; se&#231;me &#351;ans&#305;m&#305;z<br />ve hakk&#305;m&#305;z oldu&#287;unu ondan &#246;&#287;rendim..<br />Ve her &#351;eyin kendi se&#231;imimize ba&#287;l&#305; oldu&#287;unu..<br />Bu yaz&#305;y&#305; okudunuz. &#350;imdi iki se&#231;iminiz var:<br />1. Unutup gitmek.<br />2. Kesip saklamak.<br /><br />Siz hangisini se&#231;ersiniz?]]></content:encoded>
			<guid>http://www.sosyaltr.com/serpilcan/blog/biraz-mutluluk/</guid>
			<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 20:40:04 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Serpil Can</dc:creator>
		</item>
		<item>
			<title>1 Yastıkta 60 Yıl</title>
			<link>http://www.sosyaltr.com/serpilcan/blog/1-yast-305kta-60-y-305l/</link>
			<description><![CDATA[Semaya &#246;zg&#252; mutlulu&#287;u ya&#351;ad&#305;k dedi" kad&#305;n adama. Adam durdu<br />" Masallara &#246;zg&#252; ya&#351;ad&#305;k tad&#305;nda "<br />Deniz kenar&#305;nda tahta banka oturmu&#351;lar, g&#252;ne&#351;in son sol...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Semaya &#246;zg&#252; mutlulu&#287;u ya&#351;ad&#305;k dedi" kad&#305;n adama. Adam durdu<br />" Masallara &#246;zg&#252; ya&#351;ad&#305;k tad&#305;nda "<br />Deniz kenar&#305;nda tahta banka oturmu&#351;lar, g&#252;ne&#351;in son solgun &#305;&#351;&#305;klar&#305;n&#305; seyrediyorlard&#305;.<br />" Elli Y&#305;l oldu be Koca " dedi kad&#305;n. "<br />&#304;yi ki evlenmi&#351;iz. &#304;yi ki hi&#231; vazge&#231;memi&#351;iz birbirimizden. Ve iyi ki seninle birlikte ya&#287;d&#305; bu karlar sa&#231;lar&#305;ma."<br />S&#305;k&#305;ca sar&#305;ld&#305; adam kad&#305;na. "<br />&#304;yi ki kar&#305;ms&#305;n, iyi iki kad&#305;n&#305;ms&#305;n, iyi ki hayat arkada&#351;&#305;m,yolda&#351;&#305;m ve s&#305;rda&#351;&#305;ms&#305;n "<br /><br />" Hat&#305;rl&#305;yorsun di mi can&#305;m o Paris seyahatini ? "<br />" Nas&#305;l unuturum dedi " adam.<br />" Sen hayattaki tek birikimini, s&#305;rf ben be&#351; paras&#305;z, ele &#231;al&#305;&#351;maya gidiyorum diye, gizlice koymu&#351;tun bavuluma. Halbuki o senin, ben yokken ki ge&#231;im parand&#305;. Nas&#305;l k&#305;zm&#305;&#351;t&#305;m sana. Nas&#305;l ba&#287;&#305;rm&#305;&#351;t&#305;m ? Sonra sen k&#252;sm&#252;&#351;t&#252;n bana. 1 ay hi&#231; g&#246;r&#252;&#351;memi&#351;tik. Ben o paraya dokunamad&#305;m o yad ellerde. Sonra dayanamad&#305;m d&#246;nd&#252;m sana. Bir bakt&#305;m ki sen &#231;ok zay&#305;flam&#305;&#351;s&#305;n. Dolab&#305; bir a&#231;t&#305;m ki bombo&#351;.&#220;&#231; be&#351; zeytin vard&#305;. &#304;ki tane de domates. Sonra sen bana bakt&#305;n. K&#305;zg&#305;n ve hasret dolu g&#246;zlerle :<br />"Ne kadar zay&#305;flam&#305;&#351;s&#305;n dedin " G&#252;l&#252;msedi kad&#305;n<br />" Sonra birbirimize bakm&#305;&#351;, kahkahalarla g&#252;lmeye ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;k. Hadi o zaman param&#305;z&#305; bir g&#252;zel yiyelim demi&#351;tim..<br />Apar topar hayalimizdeki tek yere gitmi&#351;tik "<br /><br />" Hey gidi g&#252;nler dedi adam. D&#252;n gibi sanki. Peki sen do&#287;urdu&#287;un g&#252;n&#252; hat&#305;rl&#305;yor musun?<br />" Elbette dedi" Kad&#305;n<br />" Nas&#305;l unuturum ikizlerin do&#287;umunu. Sabaha kar&#351;&#305; kalk hadi vakit geldi demi&#351;tim sana. Sen nas&#305;l paniklemi&#351;tin.Ve ebenin evini tam 45 dakika aram&#305;&#351;t&#305;n. Oysa ka&#231; kere g&#246;stermi&#351;tim sana ebenin evini. Do&#287;duklar&#305;nda nas&#305;l a&#287;lam&#305;&#351;t&#305;n h&#305;&#231;k&#305;ra h&#305;&#231;k&#305;ra "<br /><br />" Ve ne zorluklarla okuttuk onlar&#305; dedi " adam.<br />" Sen diki&#351; diktin gece yar&#305;lar&#305;na kadar. Bense ikinci i&#351;te &#231;al&#305;&#351;t&#305;m y&#305;llarca. Yine de ay sonunu getiremezdik.<br />" &#304;kiside g&#252;l&#252;msedi.<br />" Evet dedi kad&#305;n.<br />" Bir ara nas&#305;l nefret ettik kurufasulye ve bulgur pilav&#305;ndan. Hele sabahlar&#305; &#231;ocuklar peynir yesin diye biz nas&#305;l &#246;zlemi&#351;tik beyaz peynirin tad&#305;n&#305;"<br /><br />Adam at&#305;ld&#305; hemen<br />" Ya Han&#305;m o ayda bir kere yapt&#305;&#287;&#305;n k&#246;ftelerin tad&#305;n&#305; hala unutamad&#305;m. Ki&#351;i ba&#351;&#305; d&#246;rt tane k&#246;ftemiz vard&#305;. Yar&#305;n ak&#351;am yapsana yine. hem torunlarda pek bay&#305;l&#305;yor senin k&#246;ftelerine " G&#252;ld&#252; kad&#305;n<br />" Sen istersinde yapmaz m&#305;y&#305;m ?" dedi s&#305;cac&#305;k, &#351;efkat dolu ses tonuyla. Bo&#287;az&#305;n serin sular&#305;ndan ge&#231;en gemilere bakt&#305;lar sesizce. Hala elleri kenetlenmi&#351;ti birbirlerinin eline.<br /><br />" Sana y&#305;llardan beri sormak istedi&#287;im bir soru vard&#305; han&#305;mc&#305;&#287;&#305;m. Soray&#305;m m&#305;" dedi.<br />Merakla sor dedi hayat arkada&#351;&#305;na<br />" Y&#305;llarca iki ayr&#305; tencerede yemek yapmak zor gelmedi mi sana? "<br />&#350;evkatle s&#305;kt&#305; kocas&#305;n&#305;n elini ya&#351;l&#305; kad&#305;n<br />" Sen so&#287;andan nefret etti&#287;in i&#231;in ve ben so&#287;an&#305; &#231;ok sevdi&#287;im i&#231;in yapt&#305;m bunu y&#305;llarca. Hi&#231; de y&#252;ks&#252;nmeden. Ne sen mutsuz ol istedim. Ne de ben.Biz hayat&#305; payla&#351;t&#305;k seninle. O zaman neden y&#252;ks&#252;neyim ki . &#199;&#252;nk&#252; ben seni seviyorum.<br />" Peki dedi adam.<br />" Ben sana gen&#231;ken hi&#231; s&#252;sl&#252; esvaplar alamad&#305;m.<br />&#199;ay bah&#231;eleri d&#305;&#351;&#305;nda seni hi&#231; bir yere g&#246;t&#252;remedim. Hi&#231; mi<br />mutsuzluk duymad&#305;n ? "<br />Ya&#351;l&#305; kad&#305;n yine s&#305;k&#305;ca tuttu ellerini hayat arkada&#351;&#305;n&#305;n." Hay&#305;r hi&#231; dedi. &#199;&#252;nk&#252; sen bizim i&#231;in &#231;al&#305;&#351;t&#305;n y&#305;llarca,bizim i&#231;in .Bizim i&#231;in &#231;abalad&#305;n durdun ama asla haram lokma getirmedin evimize.<br />Her zaman nazik her zaman sevgi doluydun, her zaman anlay&#305;&#351;l&#305; ve ho&#351;g&#246;r&#252;l&#252;yd&#252;n. Benim sinirli oldu&#287;um g&#252;nlerde hi&#231; gelmezdin mesala &#252;st&#252;me.<br />&#199;ocuklar&#305; al&#305;r. Hadi biz bir parka gidiyoruz han&#305;m derdin. Bazen s&#246;ylenir dururdum yeme&#287;n suyundan, &#231;ocuklar&#305;n<br />yaramazl&#305;klar&#305;ndan, dikti&#287;im esvab&#305;n be&#287;enilmemesinden. Sen ise sab&#305;rla dinlerdin beni. Sonra s&#305;k&#305;ca sar&#305;l&#305;r bana. Ben yan&#305;nday&#305;m ama ve seni &#231;ok seviyorum derdin.. Sen, beni ve &#231;ocuklar&#305;n&#305; seviyordun. Ak&#351;amlar&#305; bize mandolin &#231;al&#305;p, &#351;ark&#305; s&#246;ylemeni, bayramlarda elinde bir demet &#231;icekle gelmeni, &#231;ocuklara bayraml&#305;k almak i&#231;in daha &#231;ok &#231;al&#305;&#351;man&#305;, geceleri<br />seninle nohut kahvelerimizi i&#231;ip, balkonda oturup umutlar&#305;m&#305;zdan bahsetmemizi, Naz&#305;m Hikmetin &#351;iirlerini &#214;mer Seyfettinin hikayelerini okumam&#305;z&#305; nas&#305;l unuturum, Biz birbirimizi ger&#231;ekten sevdik bey"<br /><br />" &#214;yle dedi ya&#351;l&#305; adam.<br />" Hayat&#305;mda 4 sebebten a&#287;lad&#305;m ben biliyorsun dedi.<br />ilki &#231;ocuklar&#305;m&#305;z&#305;n do&#287;umu, ikincisi &#231;ocuklar&#305;m&#305;z&#305;n okuma bayram&#305;, &#252;&#231;&#252;nc&#252;s&#252; anne ve babam&#305;z&#305;n &#246;l&#252;mleri, d&#246;rd&#252;nc&#252;s&#252; &#231;ocuklar&#305;m&#305;z&#305;n &#252;niversiteden mezuniyet g&#252;nleri ve be&#351;incisi torunlar&#305;n do&#287;umu ile oldu. onun haricinde hi&#231; a&#287;lamad&#305;m han&#305;m. Senin sayende oldu bu. Bana olan sevgin, fedakarl&#305;&#287;&#305;n,<br />anlay&#305;&#351;&#305;n, ho&#351;g&#246;r&#252;n, o e&#351;siz sezgin ve her zaman bana umut a&#351;&#305;lamandan oldubu. "<br /><br />" &#199;&#252;nk&#252; "dedi ya&#351;l&#305; kad&#305;n ger&#231;ek sevgi asla sevdi&#287;ini zor zamanlar&#305;nda yaln&#305;z b&#305;rakmamakt&#305;r. Ona umut vermektir. T&#252;ketmemektir. Yormamakt&#305;r.Anlay&#305;&#351;l&#305; olmakt&#305;r. Yorulmamakt&#305;r. M&#252;cadele etmektir. Ona sayg&#305; g&#246;stermektir.<br />" G&#252;venmektir" Ne olursa olsun<br />" vazge&#231;memektir." S&#305;k&#305;ca sarmakt&#305;r sevgi. S&#305;cak bir dokunu&#351;tur. Her zaman iki ki&#351;ilik d&#252;&#351;&#252;nmektir<br />" Sevgide" bencillik " yoktur. Kolayca y&#305;k&#305;lmaz sevgi. Nedensiz bitmez. Zamana yenilmez. Beynimizdeki &#231;&#305;kmazlarla, kayg&#305;larla t&#252;kenmez. &#199;&#252;nk&#252; sevgi kar&#351;&#305;l&#305;kl&#305; g&#252;vendir. Sava&#351;lara dayan&#305;kl&#305;d&#305;r sevgi. Kale gibi sa&#287;lamd&#305;r. Sevgi, vermektir. Sevgi<br />" konu&#351;abilmektir. " Ko&#351;ulsuzca &#231;&#246;z&#252;m arayabilmektir sorunlarda. &#199;&#305;kmaz sokak yoluna girildi&#287;inde yaln&#305;z ba&#351;&#305;na geri d&#246;nmemektir. Her ko&#351;ulda elini tutup sevdi&#287;inin<br />" hadi beraber &#231;&#305;kal&#305;m bu &#231;&#305;kmaz yoldan diyebilmektir. Sevgi fedakarl&#305;kt&#305;r asl&#305;nda. Ruhunu di&#287;er ki&#351;iyle ko&#351;ulsuz, her &#351;artta payla&#351;makt&#305;r. Ger&#231;ek sevgi yenilmezdir, asla m&#252;cadeleden ka&#231;mayand&#305;r. Sevgi, huzurdur Bey, Huzur ise kar&#351;&#305;l&#305;kl&#305;d&#305;r. Al&#305;n&#305;r ve verilir.Sevgi, Kuru kuru s&#246;ylenen iki &#231;ift kelime de&#287;ildir.<br /><br />Asl&#305;nda &#246;z&#252; nedir biliyor musun sevginin<br />" Hayat&#305;n i&#231;inde ba&#351;ka Adem ve Havvan&#305;n olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; " d&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252;n zamanlar&#305;n toplam&#305;d&#305;r.<br /><br />Bu ger&#231;ekten ya&#351;anm&#305;&#351; 60 y&#305;ll&#305;k hayat &#246;yk&#252;s&#252;nden k&#305;sac&#305;k bir al&#305;nt&#305;d&#305;r.]]></content:encoded>
			<guid>http://www.sosyaltr.com/serpilcan/blog/1-yast-305kta-60-y-305l/</guid>
			<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 20:22:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Serpil Can</dc:creator>
		</item>
		<item>
			<title>Öpücüklü Elbise</title>
			<link>http://www.sosyaltr.com/serpilcan/blog/op-252c-252kl-252-elbise/</link>
			<description><![CDATA[&#8220;Ya&#351;l&#305; bayan, d&#246;nmemek &#252;zere gidece&#287;ini<br /><br />bilen ve annesiz kalacak k&#305;z&#305;n&#305;n kar&#351;&#305;la&#351;aca&#287;&#305;<br /><br />ac&#305;lar&#305; hafifletebilmek i&#231;in onun yan&#305;nda<br /><br />olamayaca&#287;&#305;n&#305;, ona...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[&#8220;Ya&#351;l&#305; bayan, d&#246;nmemek &#252;zere gidece&#287;ini<br /><br />bilen ve annesiz kalacak k&#305;z&#305;n&#305;n kar&#351;&#305;la&#351;aca&#287;&#305;<br /><br />ac&#305;lar&#305; hafifletebilmek i&#231;in onun yan&#305;nda<br /><br />olamayaca&#287;&#305;n&#305;, ona &#246;p&#252;c&#252;k veremeyece&#287;ini<br /><br />d&#252;&#351;&#252;nen bir anneye bak&#305;yor ve o anneyi<br /><br />g&#246;r&#252;yordu k&#252;&#231;&#252;k k&#305;z&#305;n giysisinde&#8230;&#8221;<br /><br /><br /><br /><br />G&#246;zlerinde ya&#351;larla "Giysimi be&#287;endiniz mi?" diye sordu yoldan ge&#231;en bir yabanc&#305;ya. "Annem onu benim i&#231;in &#246;zel olarak dikti."<br /><br /><br />Yoldan ge&#231;en ya&#351;l&#305; bayan, kendisine seslenen k&#252;&#231;&#252;k k&#305;za g&#252;l&#252;mseyerek bakt&#305;.<br /><br /><br />"Evet, &#231;ok g&#252;zel bir elbisen var yavrum" dedi ve sordu:<br /><br /><br />"Ama s&#246;yler misin, neden a&#287;l&#305;yorsun?"<br /><br /><br />K&#252;&#231;&#252;k k&#305;z, sesi titreyerek yan&#305;tlad&#305;:<br /><br /><br />"&#199;&#252;nk&#252;&#8230; Bu elbiseyi bitirdikten sonra annem gitmek zorunda kald&#305;."<br /><br /><br />Ya&#351;l&#305; bayan, k&#252;&#231;&#252;k k&#305;z&#305; avutmak istedi:<br /><br /><br />"Anl&#305;yorum, yavrum" dedi.<br /><br /><br />"Fakat &#252;z&#252;lme&#8230; Eminim, annen senin gibi k&#252;&#231;&#252;k ve sevimli bir k&#305;z&#305; uzun s&#252;re bekletmeyecek, hemen d&#246;necektir&#8230;"<br /><br /><br />K&#252;&#231;&#252;k k&#305;z ba&#351;&#305;n&#305; iki yana sallad&#305;:<br /><br /><br />"Hay&#305;r teyzeci&#287;im, anlam&#305;yorsunuz" dedi.<br /><br /><br />"Babam, annemin bir daha gelmeyece&#287;ini s&#246;yl&#252;yor. O &#351;imdi cennette, b&#252;y&#252;kannemle dedemin yan&#305;ndaym&#305;&#351;."<br /><br /><br />Ya&#351;l&#305; bayan, k&#252;&#231;&#252;k k&#305;z&#305;n a&#287;lama nedenini anlay&#305;nca e&#287;ildi, kolunu onun omzuna dolad&#305; ve "giden anne" i&#231;in o da a&#287;lamaya ba&#351;lad&#305;.<br /><br /><br />Sonra k&#252;&#231;&#252;k k&#305;z, ya&#351;l&#305; bayan&#305; &#351;a&#351;&#305;rtan bir davran&#305;&#351;la a&#287;lamas&#305;n&#305; birden kesti, ondan bir iki ad&#305;m geri &#231;ekildi ve yava&#351; bir sesle &#351;ark&#305; s&#246;ylemeye ba&#351;lad&#305;. O denli yava&#351; bir sesle s&#246;yl&#252;yordu ki &#351;ark&#305;s&#305;n&#305;, neredeyse f&#305;s&#305;ld&#305;yor san&#305;rd&#305;n&#305;z.<br /><br /><br />&#350;ark&#305;, bir yavru ku&#351;un &#351;ark&#305;s&#305;yd&#305; ve k&#252;&#231;&#252;k k&#305;z&#305;n sesi, ya&#351;l&#305; bayan&#305;n o g&#252;ne de&#287;in duydu&#287;u belki de en g&#252;zel sesti&#8230;<br /><br /><br />&#350;ark&#305;s&#305; bittikten sonra k&#252;&#231;&#252;k k&#305;z, ya&#351;l&#305; bayana k&#252;&#231;&#252;k bir a&#231;&#305;klama yapt&#305;:<br /><br /><br />"Bu &#351;ark&#305;y&#305; bana annem, gitmeden &#246;nce &#246;&#287;retmi&#351;ti ve kendi de s&#305;k s&#305;k s&#246;ylerdi" dedi.<br /><br /><br />"Benden, kendisine s&#246;z vermemi istemi&#351;ti. A&#287;lad&#305;&#287;&#305;m zaman, hemen bu &#351;ark&#305;y&#305; s&#246;ylememi istemi&#351;ti benden. &#199;&#252;nk&#252; ne zaman a&#287;larsam, bu &#351;ark&#305;y&#305; s&#246;yledi&#287;imde g&#246;z ya&#351;lar&#305;m&#305;n hemen dinece&#287;ini s&#246;ylemi&#351;ti."<br /><br /><br />K&#252;&#231;&#252;k k&#305;z, bunlar&#305; s&#246;yledikten sonra g&#246;zlerini g&#246;sterdi:<br /><br /><br />"Bak&#305;n&#305;z" dedi. "G&#246;z ya&#351;lar&#305;m hemen kurudu bile!"<br /><br /><br />Ya&#351;l&#305; bayan gitmek &#252;zere kalkt&#305;&#287;&#305; zaman k&#252;&#231;&#252;k k&#305;z neredeyse yalvar&#305;rcas&#305;na eteklerinden tuttu onu.<br /><br /><br />"Bayan, bir dakika daha kal&#305;r m&#305;s&#305;n&#305;z l&#252;tfen?" dedi. "Size bir &#351;ey g&#246;stermek istiyorum."<br /><br /><br />Sonra parma&#287;&#305;n&#305;n ucuyla, giysisinde bir noktay&#305; g&#246;sterdi: "Bak&#305;n, annem i&#351;te tam buray&#305; &#246;pm&#252;&#351;t&#252;" dedi. Sonra bir ba&#351;ka noktay&#305; g&#246;sterdi:<br /><br /><br />"&#304;&#351;te burada da bir &#246;p&#252;c&#252;&#287;&#252; var, sonra burada da ve &#351;urada da&#8230; &#350;urada da, burada da, burada da&#8230; Buralar hep, &#246;p&#252;c&#252;k, &#246;p&#252;c&#252;k, &#246;p&#252;c&#252;k dolu&#8230;<br /><br /><br />Bu giysimin her yeri, annemin &#246;p&#252;c&#252;kleriyle dolu. Beni a&#287;latabilecek her neden i&#231;in annem bu giysimin bir yerine bir &#246;p&#252;c&#252;k koydu."<br /><br /><br />Ya&#351;l&#305; bayan, o anda yaln&#305;zca bir giysiye bakmad&#305;&#287;&#305;n&#305; anlad&#305;. D&#246;nmemek &#252;zere gidece&#287;ini bilen ve annesiz kalacak k&#305;z&#305;n&#305;n kar&#351;&#305;la&#351;aca&#287;&#305; ac&#305;lar&#305; hafifletebilmek i&#231;in onun yan&#305;nda olamayaca&#287;&#305;n&#305;, ona &#246;p&#252;c&#252;k veremeyece&#287;ini d&#252;&#351;&#252;nen bir anneye bak&#305;yor ve o anneyi g&#246;r&#252;yordu k&#252;&#231;&#252;k k&#305;z&#305;n giysisinde&#8230;<br /><br /><br />Anne, k&#252;&#231;&#252;k k&#305;z&#305;na duydu&#287;u t&#252;m sevgisini, &#351;imdi onun giymekten gurur duydu&#287;u bu giysiye i&#351;lemi&#351;ti.<br /><br /><br />"Giysimi be&#287;endiniz mi?"<br /><br /><br />Ya&#351;l&#305; bayan&#305;n akl&#305;na o an, k&#252;&#231;&#252;k k&#305;z&#305;n sordu&#287;u bu ilk soru geldi. Ve sorunun yan&#305;t&#305;n&#305;, i&#231;inden kendi kendine verdi.<br /><br /><br />O g&#252;ne de&#287;in b&#246;ylesine g&#246;steri&#351;siz, b&#246;ylesine anne sevgisiyle donanm&#305;&#351; ve b&#246;ylesine &#231;ok sevdi&#287;i bir giysi g&#246;rmemi&#351;ti.]]></content:encoded>
			<guid>http://www.sosyaltr.com/serpilcan/blog/op-252c-252kl-252-elbise/</guid>
			<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 18:46:56 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Serpil Can</dc:creator>
		</item>
		<item>
			<title>IKI ANEKDOT VE IKI DERS</title>
			<link>http://www.sosyaltr.com/sertugrul/blog/iki-anekdot-ve-iki-ders/</link>
			<description><![CDATA[Zeka<br />Juan, motosikleti ile Meksika s&#305;n&#305;r&#305;na gelir. Arkas&#305;ndaki iki b&#252;y&#252;k &#231;antay&#305; g&#246;ren s&#305;n&#305;r polisi &#351;&#252;phelenir ve i&#231;inde ne oldu&#287;unu sorar.<br />Juan, "Yal...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Zeka<br />Juan, motosikleti ile Meksika s&#305;n&#305;r&#305;na gelir. Arkas&#305;ndaki iki b&#252;y&#252;k &#231;antay&#305; g&#246;ren s&#305;n&#305;r polisi &#351;&#252;phelenir ve i&#231;inde ne oldu&#287;unu sorar.<br />Juan, "Yaln&#305;zca kum" diye yan&#305;t verince polis, "A&#231; bakal&#305;m &#231;antalar&#305;" der.<br />Juan &#231;antalar&#305; a&#231;ar, polis didik didik kontrol etmesine ra&#287;men kumdan ba&#351;ka bir &#351;ey bulamaz &#231;antada! Bununla yetinmeyen polis, gece yar&#305;s&#305;na kadar kumu her t&#252;r tahlilden ge&#231;irtir ancak saf kumdan ba&#351;ka bir &#351;ey yoktur! Polis, &#231;antalar&#305;n&#305; Juan'a geri verir ve s&#305;n&#305;rdan ge&#231;mesine izin verir.<br />Ertesi g&#252;n Juan Motosikletinin arkas&#305;nda iki b&#252;y&#252;k &#231;antayla tekrar s&#305;n&#305;rda belirir. Polis Juan'&#305; gene durdurur, didik didik arar, bir &#351;ey bulamaz ve Juan'&#305; serbest b&#305;rakmak zorunda kal&#305;r.<br />Bu olay, polis emekli olana dek y&#305;llarca devam eder !<br />Bir g&#252;n emekli polis Meksika'da bir barda otururken Juan'&#305;n i&#231;eri girdi&#287;ini g&#246;r&#252;r ve derhal yakas&#305;na yap&#305;&#351;&#305;r;<br />-"Senin y&#305;llard&#305;r bir &#351;eyler ka&#231;&#305;rd&#305;&#287;&#305;ndan eminim. &#199;&#305;ld&#305;raca&#287;&#305;m, geceleri uyku uyuyam&#305;yordum senin y&#252;z&#252;nden. L&#252;tfen anlat bana ne ka&#231;&#305;rd&#305;&#287;&#305;n&#305;. Aram&#305;zda kalaca&#287;&#305;na emin olabilirsin."<br />Juan g&#252;l&#252;mseyerek yan&#305;tlar: "Motosiklet"<br /><br />&#304;lk ders:<br />DETAYLA BO&#286;U&#350;URKEN &#214;Z&#220; KA&#199;IRMAYALIM<br /><br />&#42;&#42;&#42;<br /><br />Esas Ak&#305;l<br />Bir ak&#305;l hastanesini ziyareti s&#305;ras&#305;nda, adam&#305;n biri sorar:<br />- Bir insan&#305;n ak&#305;l hastanesine yat&#305;p yatmayaca&#287;&#305;n&#305; nas&#305;l belirliyorsunuz?<br />Doktor:<br />- Bir k&#252;veti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya &#252;&#231; &#351;ey veriyoruz. Bir ka&#351;&#305;k, bir fincan ve bir kova. Sonra da ki&#351;iye k&#252;veti nas&#305;l bo&#351;altmay&#305; tercih etti&#287;ini soruyoruz. Siz ne yapard&#305;n&#305;z?<br />Adam:<br />- Ooo ! Anlad&#305;m. Normal bir insan kovay&#305; tercih eder. &#199;&#252;nk&#252; kova ka&#351;&#305;k ve fincandan b&#252;y&#252;k.<br />- Hay&#305;r, der doktor. Normal bir insan k&#252;vetin t&#305;pas&#305;n&#305; &#231;eker.<br /><br />&#304;kinci ders:<br />SADECE B&#304;ZE SUNULANLARIN DI&#350;INDA &#199;&#214;ZUM BULMAKTIR AKIL.(al&#305;nt&#305;d&#305;r)]]></content:encoded>
			<guid>http://www.sosyaltr.com/sertugrul/blog/iki-anekdot-ve-iki-ders/</guid>
			<pubDate>Wed, 19 May 2010 22:08:09 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[S&#252;leyman Ertu&#287;rul]]></dc:creator>
		</item>
		<item>
			<title>Ünlü Ressamın Hikayesi</title>
			<link>http://www.sosyaltr.com/sertugrul/blog/220nl-252-ressam-305n-hikayesi/</link>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.nenemhatun.com/haber/ressam.JPG" alt="" /><br>Hindistan da cok unlu bir ressam varmis...<br />Herkes bu ressamin yaptilarini kusursuz kabul edecek<br />kadar begenirmis...<br /><br />Ve onu "Renklerin Ustasi" anlamina ge</br>...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.nenemhatun.com/haber/ressam.JPG" alt="" /><br>Hindistan da cok unlu bir ressam varmis...<br />Herkes bu ressamin yaptilarini kusursuz kabul edecek<br />kadar begenirmis...<br /><br />Ve onu "Renklerin Ustasi" anlamina gelen Ranga<br />Celeri olarak tanisa da;kisaca Ranga Guru derlermis...<br /><br />Onun yetistirdigi bir ressam olan Racici ise artik<br />egitimini tamamlamis ve<br />son resmini yaparak Ranga Guru'ya goturmus ve ondan<br />resmini degerlendirmesini istemis...<br /><br />Ranga Guru ise;<br /><br />- Sen artik ressam sayilirsiin Racaci.. Artik senin<br />resmini halk degerlendirecek.<br /><br />diyerek resmi sehrin en kalabalik meydanina<br />goturmesini ve en gorunen yerine koymasini istemis.<br /><br />Yanina da kirmizi bir kalem koyarak halktan<br />begenmedikleri yerlere carpi<br />koymalarini rica eden bir yazi birakmasini istemis.<br />Racici denileni yapmis<br />Ve birkac gun sonra resme bakmaya gittiginde gormus<br />ki, tum resim carpilar icinde ve neredeyse gorunmuyor... Cok uzulmus<br />tabii.Emegini ve yuregini koyarak yaptgi tablo kirmizidan bir duvar sanki..<br /><br />Alip resmi goturmus Ranga Guru'ya ve ne kadar uzgun<br />oldugunu belirtmis.<br /><br />Ranga Guru uzulmemesini ve yeniden resme devam<br />etmesini onermis.<br /><br />Racici yeniden yapmis resmi ve gene Ranga Guru'ya<br />goturmus.<br /><br />Tekrar sehrin en kalabalik meydanina birakmasini<br />istemis Ranga Guru...<br /><br />Ama bu defa yanina bir palet dolusu cesitli<br />renklerde yagli boya, birkac<br />firca ile birlikte...<br /><br />Ve yanina insanlardan begenmedikleri yerleri<br />duzeltmesini rica eden bir yazi<br />ile birlikte birakmasini istemis.<br /><br />Racici denileni yapmis...<br /><br />Birkac gun sonra gittigi meydanda gormus ki resmine<br />hic dokunulmamis,<br />fircalar da, boyalar da kullanilmamis..<br /><br />Cok sevinmis ve kosarak Ranga Guru'ya gitmis ve<br />resme dokunulmadigini<br />anlatmis..<br /><br />Ranga Guru ise;<br /><br />Sevgili Racici, sen birinci konumda insanlara firsat<br />verildiginde ne kadar acimasiz bir elestiri saganagi ile<br />karsilasilabilecegini gordun...<br /><br />Hayatinda resim yapmamis insanlar dahi gelip senin<br />resmini karaladi..<br /><br />Oysa ikinci konumda onlardan<br />hatalarini duzeltmelerini istedin, yapici olmalarini istedin...<br /><br />Yapici olmak egitim gerektirir... Hic kimse bilmedigi bir konuyu duzeltmeye<br />kalkmadi, cesaret edemedi...<br /><br />Sevgili Racici Mesleginde usta olman yetmez, bilge de olmalisin...<br /><br />Emegininin karsiligini, ne yaptigindan haberi<br />olmayan insanlardan alamazsin...<br /><br />Onlara gore senin emeginin hic bir degeri yoktur...<br /><br />Sakin emegini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle<br />tartisma... demis.]]></content:encoded>
			<guid>http://www.sosyaltr.com/sertugrul/blog/220nl-252-ressam-305n-hikayesi/</guid>
			<pubDate>Sun, 16 May 2010 16:32:23 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[S&#252;leyman Ertu&#287;rul]]></dc:creator>
		</item>
		<item>
			<title>Zengilik İçimizde...</title>
			<link>http://www.sosyaltr.com/sosyaltr/blog/zengilik-304-231imizde/</link>
			<description><![CDATA[Y&#305;rt&#305;k p&#305;rt&#305;k paltolar giymi&#351; iki &#231;ocuk kap&#305;m&#305; &#231;ald&#305;lar. &#8220;Eski gazeteniz var m&#305;, bayan?&#8221; &#199;ok i&#351;im vard&#305;. &#214;nce hay&#305;r demek istedim, ama ayaklar&#305;na g&#246;z&#252;...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Y&#305;rt&#305;k p&#305;rt&#305;k paltolar giymi&#351; iki &#231;ocuk kap&#305;m&#305; &#231;ald&#305;lar. &#8220;Eski gazeteniz var m&#305;, bayan?&#8221; &#199;ok i&#351;im vard&#305;. &#214;nce hay&#305;r demek istedim, ama ayaklar&#305;na g&#246;z&#252;m ili&#351;ince sustum. &#304;kisinin de ayaklar&#305;nda eski sandaletler vard&#305; ve ayaklar&#305; su i&#231;indeydi. &#8220;&#304;&#231;eri girin de, size kakao yapay&#305;m&#8221; dedim. Hi&#231; konu&#351;muyorlard&#305;. Islak ayakkab&#305;lar&#305; hal&#305;da iz b&#305;rakm&#305;&#351;t&#305;. Kakaonun yan&#305;nda re&#231;el ekmek de haz&#305;rlad&#305;m onlara, belki d&#305;&#351;ar&#305;daki so&#287;u&#287;u unutturabilir, az&#305;c&#305;k da olsa &#305;s&#305;tabilirdim minikleri. Onlar &#351;&#246;minenin &#246;n&#252;nde kar&#305;nlar&#305;n&#305; doyururken ben de mutfa&#287;a d&#246;nd&#252;m ve yar&#305;da b&#305;rakt&#305;&#287;&#305;m i&#351;lerimi yapmaya koyuldum. Fakat oturma odas&#305;ndaki sessizlik dikkatimi &#231;ekti bir an ve ba&#351;&#305;m&#305; uzatt&#305;m i&#231;eriye. K&#252;&#231;&#252;k k&#305;z elindeki bo&#351; fincana bak&#305;yordu. Erkek &#231;ocu&#287;u bana d&#246;nd&#252; ve &#8220;Bayan, siz zengin misiniz?&#8221; diye sordu. &#8220;Zengin mi?Yo hay&#305;r!&#8221; diye yan&#305;tlarken &#231;ocu&#287;u, g&#246;zlerim bir an ya&#287;&#305;mdaki eski terliklere kayd&#305;. K&#305;z elindeki fincan&#305; taba&#287;&#305;na dikkatle yerle&#351;tirdi ve &#8220;Sizin fincanlar&#305;n&#305;z ve fincan tabaklar&#305;n&#305;z tak&#305;m&#8221; dedi. Sesindeki a&#231;l&#305;k, kar&#305;n a&#231;l&#305;&#287;&#305;na benzemiyordu. Sonra gazetelerini al&#305;p &#231;&#305;kt&#305;lar d&#305;&#351;ar&#305;daki so&#287;u&#287;a. Te&#351;ekk&#252;r bile etmemi&#351;lerdi, ama buna gerek yoktu. Te&#351;ekk&#252;r etmekten daha &#246;te bir &#351;ey yapm&#305;&#351;lard&#305;. D&#252;z mavi fincanlar&#305;m ve fincan tabaklar&#305;m tak&#305;md&#305;. Pi&#351;irdi&#287;im patateslerin tad&#305;na bakt&#305;m. S&#305;cac&#305;kt&#305; patatesler, ba&#351;&#305;m&#305;z&#305; sokacak bir evimiz vard&#305;. Bir e&#351;im vard&#305; ve e&#351;imin de bir i&#351;i. Bunlar da fincanlar&#305;m ve fincan tabaklar&#305;m gibi bir uyum i&#231;indeydi. Sandalyeleri &#351;&#246;minenin &#246;n&#252;nden kald&#305;r&#305;p, yerlerine yerle&#351;tirdim. &#199;ocuklar&#305;n sandaletlerinin &#231;amur izleri hal&#305;n&#305;n &#252;zerindeydi hala. Silmedim ayak izlerini. Silmeyece&#287;im de. Olur ya unutuveririm ne denli zengin oldu&#287;umu...]]></content:encoded>
			<guid>http://www.sosyaltr.com/sosyaltr/blog/zengilik-304-231imizde/</guid>
			<pubDate>Sun, 09 May 2010 12:59:57 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[SosyalTR Y&#246;netim]]></dc:creator>
		</item>
	</channel>
</rss>