MUTLULUK UZERINE


Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha
olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyü yünce daha
mutlu olacağımıza inanırız. Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla
uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz.
Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise ne
zaman?... Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu
kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.

Öyleyse;

Okulu bitirene kadar,
100 milyar kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar,
Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
İşe başlayana kadar, Evlenene kadar,
Cuma gecesine kadar,
Pazar sabahına kadar,
Yeni bir araba, ya da ev alana kadar,
Borçları ödeyene kadar,
İlkbahara kadar,
Yaza kadar,
Sonbahara kadar,
Kışa kadar,
Maaş gününe kadar,
Şarkınız söylenene kadar,
Emekli olana kadar,
Ölene kadar.....

Mutlu Olmak İçin İçinde Bulunduğunuz 'an' Dan Daha İyi Bir Zaman Olduğuna Karar Vermek İçin Beklemekten Vazgeçin.
Mutluluk Bir Varış Değil, Bir Yolculuktur. "pek Çokları Mutluluğu İnsandan Daha Yüksekte Ararlar, Bazıları Da Daha Alçakta. Oy Sa Mutluluk İnsanın Boyu Hizasındadır."
Unutmayın "yarın Kimseye Vaad Edilmemiştir"




Murathan Mungan

Üyeler
10 içinde 1 ile 6 arası görüntüleniyor
Yorumlar
Hasan Dalman, 26 Kasım, 2010 tarihinde yazdı
0 Oy
Başarı İstenmediği Yere Gelmez

Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir.

Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız..., korkaksınızdır.

Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir.

Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir.

Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu istediğiniz takdirde gelecektir.

Herşey insanın kafasında biter.

Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir.

Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz.

Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız.

Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir.

Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir.

Arnold Palmer, Profesyonel Golfcü
Hasan Dalman
Hasan Dalman, 8 Ekim, 2010 tarihinde yazdı
0 Oy
Yalnızlık ne uçsuz bucaksız mavi denizlerde kaybolmak, ne de sonsuz ve kuru bir çöl ortasında tek başına kalmaktır.



Yalnızlık, sevdiklerinden uzak, tek başına bayram geçirmektir.



Dilerim yalnız değilsinizdir, ya da en azından bu yalnız geçirdiğiniz son bayram olur.



Tüm sevdiklerinizle birlikte şeker tadında, güzel, huzurlu, mutlu ve sağlıklı bir bayram diliyorum.
Hasan Dalman
Hasan Dalman, 12 Ağustos, 2010 tarihinde yazdı
0 Oy
TILKININ ORUCU

Tilki ormanda gezerken bir agacin dalinda asili bir geyik budu gorur.
Actir ama suphelenir, cevreyi kontrol etmeye baslar ve gorur ki bu bir tuzak. Geyik budu bir iple bombaya baglidir.
Epeyce uzaga gider ve basini kollarinin uzerine koyarak yatar. Biraz sonra kurt gelir, budu gorur ve biraz uzakta yatan tilkiyi de gorur tabi…
Tilkiye sorar ‘Ne yapiyorsun dostum?’
Tilki cevap verir:
"Hic… yatiyorum."
-Burada bir but var?!
-Evet var.
-Neden yemedin?
Tilki sakince cevap verir:
"Ben BUGUN ORUCLUYUM."
Kurt kendinden emin:
‘Ben yiyeyim o zaman.’
Tilki ‘Buyur afiyet olsun!’ der.
Kurt geyik butuna uzanir uzanmaz bir patlama, ortalik toz duman, kurt yarali, hareketsiz
10 metre uzakta perisan halde yatarken tilki sakince budu yemeye baslar.
Bunu goren kurt:
"SEREFSIZ TILKI, HANI ORUCLUYDUN?"
Tilki piskin piskin:
"Biraz once top patladi duym
Hasan Dalman
Hasan Dalman, 4 Ağustos, 2010 tarihinde yazdı
0 Oy
Yapılan bir araştırma güzel kadınların sağlığa zararlı olabileceğini gösterdi.

Güzel kadın gören erkeklerin önemli miktarda kortizol hormonu salgıladığını öne süren araştırma hormonun ömür kısalttığını da vurguladı

Hollanda'da yapılan araştırma güzel bir kadınla sadece beş dakika yalnız kalmanın erkeklerin vücudunda stres hormonu olarak bilinen kortizol seviyesini arttırdığını öne sürdü. Valencia Üniversitesi'ndeki bilim adamlarının yaptığı araştırma çerçevesinde 84 erkek öğrencinin her birinden; biri kadın diğeri erkek iki yabancıyla birlikte bir odada sudoku çözmeleri istendi.

BAŞ BAŞA KALINCA

Deney sırasında yabancı kadın odadan çıktığında katılımcı öğrencinin kortizol seviyeleri artmazken yabancı erkek çıktığında kortizol seviyesinin yükseldiği gözlendi. Bu yükselişin özellikle söz konusu yabancı kadının 'güzel' olduğuna inanan erkeklerde daha fazla olduğu belirlendi.

ŞEKERİ DE ARTIRIYOR!

Vücutta fiziksel ya da psikolojik stres altında üretilen kortizol hormonu seviyelerinin yüksek seyrinin kalp ve şeker hastalıklarıyla yüksek tansiyon ve iktidarsızlığı artırabileceğine işaret edildi. Böbrek üstü bezinin kabuk bölgesinde üretilen kortizol hormonu vücudun strese gösterdiği tepkiyle birlikte artabiliyor. Kan basıncını ve şekerini artırıyor kadınlarda kısırlığa bile neden olabiliyor. Bağışıklık sistemini baskılıyor. Türk bilim adamları araştırma verilerinin pratik gözlemleri ile uyuştuğunu vurguluyor. Özellikle erkeklerin güzel kadına karşı salgıladıkları kortizol hormonunun kalplerini yorduğuna dikkat çekiyor.

KORTİZOL HORMONU NE İŞE YARAR?

Kortizol hormonu vücuda gelen herhangi bir zararlı etken karşısında vücudun savunma mekanizmalarını harekete geçiriyor. Fakat vücutta yüksek miktarda kortizol bulunduğunda bu etki tamamen tersine dönüyor ve organizma kendi savunma önlemlerini geri çekiyor. Yüksek dozdaki kortizolün savunmayı yok edici bu özelliğinden bazı hastalıkların tedavisinde yararlanılıyor.

DOKTORLAR NE DEDİ?

Sınavda da aynı stres yaşanıyor!
Prof. Dr. Tuncay Özgünen / Çukurova Üni. Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi

Kortizol hormonu çok sık salgılanırsa öldürmez ama ortalama yaşam süresini kısaltır. Bu da damarların devamlı olarak kasılmasından kaynaklanır. Güzel bir kadın görünce yaşanan stres sınava girdiğiniz zamanki stresle aynıdır. Bir kişinin size ilgisi olduğunu göz bebeklerinden anlayabilirsiniz. Göz bebekleri büyürse size ilgisi var demektir. Göz bebekleri adrenalin hormonu etkisi altındadır. Kadın ve erkeğin tabu halinde olduğu ilkel toplumlarda beğenmekçok büyük stresti.

Güzel kadın alarm gibidir!

Prof. Dr. Ziya Mocan / Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Endokrinoloji Bölüm Başkanı

Kortizol harmonunun çok fazla salgılanması kalbi yorar. Bu hormon vücutta bir alarm durumu yaratır. Güzel bir kadın da bir alarm olarak sayılabilir. Bu hormon çarpıntı yapabilir tansiyonu yükseltir kalp krizi riskine yol açardikkati artırır terlemeye yol açar kan kaslara doğru gider. İnsan savunma veya saldırma pozisyonuna geçebilir. Yemek yeme duygusu o alarm durumunda ortadan kaybolabilir. Ancak kişi sakinleştikten sonra acıktığını hisseder.

MODERN TIP NAZARI KABUL ETTİ!

Halk arasında 'nazar' olarak bilinen kötü enerji kavramını Reem Nöroloji Merkezi kurucusu Dr. Mehmet Yavuz anlattı. Nazarı hayranlık ve aşırı beğenmenin de etkisiyle gözlerden yayılan ışınların meydana getirdiğini söyleyen Yavuz renkli gözlü insanlarda nazarın daha fazla olduğunu söyledi.

MAVİ BONCUK TAKIN!

Biyoenerji ile çeşitli hastalıkların tedavi edildiğini ya da edilmeye çalışıldığını da belirten Yavuz "Biyoenerji gerçeğini artık yavaş yavaş modern tıp da kabul etmeye başladı. Şurası bir gerçek ki vücuttan henüz ne olduğunu anlayamadığımız bir enerji yayılıyor. Bu olgudan hareketle bugün nazarı reddeden bilim adamlarının daha ihtiyatlı davranmaları gerekiyor" diye konuşuyor. Bir anda baş gösteren yorgunluğun sebebini nazar olarak tanımlayan Yavuz "Nazardan korunmak için kullanılan mavi boncuğun paratoner vazifesi yaparak gözlerden yayılan zarar verici ışınları emdiğini düşünüyoruz" diyor.
--
Hasan Dalman
Hasan Dalman, 4 Ağustos, 2010 tarihinde yazdı
0 Oy
Yüreğime Karlar Yağıyor...

Sen baharın yağmurla getirdiği özlemdin içimdeki...Nedeni ni hala çözemediğim bir özlem!...Niye özlüyorum seni bu kadar...Neden bu kadar benimsin, benimlesin? Anlamakta zorlandığım, anlatamadığım özlemimsin...
Bahar yağmurları gibi çisil çisil yağdın yüreğime...Toprağın suyu özümsemesi gibi , yüreğim hissetti seni...Niye bu kadar geç kaldın?...
Keşke seni daha önce tanısaydım...
Keşke seni sensiz yaşamak zorunda kalmasaydım...
Keşke bir ömrü seninle paylaşsaydım...
Keşke....
Karlı dağların zirvesini bilir misin? Ben şu an doruktayım...Bir adım atsam sanki büyük bir çığ düşecek yüreğine...Korkuyorum... Yanıma gel desem gelemezsin; her yer kar tuzaklarıyla dolu...Gel desen ben gelemem; ayağımda buzdan prangalar... Ben karlı dağların prensi, sen yeşil vadilerin prensesi olarak kal tıpkı masallardaki gibi...
Yüreğim burada buz tutmuştu ama senin sevginle ısıtıyorum onu...Güneşin gülen yüzü bile yetmiyor buzları eritmeye... Karlı dağların tepesinden haykırmak istiyorum yine de....Sesimi duyura bilir miyim sana? SENİ ÇOK SEVİYORUMMMMM...Sesim eko mu yaptı ne? ...Büyük bir çığın yüreğine yuvarlandığını görüyorum...Yüreğin acıdı mı?...Senin bana kıyamadığın gibi ben de sana kıyamam...
Dağlardaki karlar bir gün eriyecek mi acaba? Ben çığ düşecek endişesinden kurtulup rahatça sevdamı haykırabilecek miyim?... Dağlardaki karlar erirse bir gün; seni yeşil vadinin sırtlarında bulabilecek miyim?...
Son olarak 4 Ağustos, 2010 tarihinde Hasan Dalman tarafından güncellendi.
Hasan Dalman
Hasan Dalman, 3 Ağustos, 2010 tarihinde yazdı
0 Oy
DOST KAYBOLDUĞUNU SANDIĞINDA YANINDA OLANDIR
Sevgi, zamanı durdurup, yaşama iç içe boyutlar kazandırır. Işığın tam ortasında yürürsünüz, size gölge olur.

Şekil verir hayata, en iştahlı bir şekilde. Şah, olur; padişah olur kalbe en güzel bakışlar, kalpten tebessümler. Keyif verir size zaman dantelasında.

Hareketlerinize hangi vakitte, hangi nakşı işleyeceksiniz rehber olur. ‘Oh’ çekmeler, gülmeler, rahatlamalar, uçan kuşa gurbet bakışlar, sallanan yaprağa titrek nazarlar hep bu keyiften gelir.

Keyif değil midir sevgiye anlam veren? Seven keyifli, keyifli olan sevilmiş değil midir? Ne muhterem bir şeydir sevilen olmak…

Âşıkları, keyifli olan sevilmişlerin en koyusu olan bu muhtereme vasıl olmak için zahmet edip midelerine bir şeyler gönderirler.

Bu zahmetin arkasından sevgilinin vuslat yolculuğu başlamıştır.
Yanmak gerekir sevmek için. Zahmet karşılıklıdır.
Ateşin ayarı sevdaya göre yapılır. Tıkırdama sesleri bakır cezvenin anneliğinden gelir. Kucak açar içindeki kaşığın kavisli hareketlerine.

Suda şekil alır sevgili.
Tıkırdar, tıkırdar…
Bakır tıkırtısı fokurtuya döndü mü…
İşte bu ses, ehli keyfe keyif verir.

Köpük verir yüreğinden.
Kim bilir kaç sevda eridi o köpükte,
Kaç ilk heyecan yaşandı.
Kaç hayal döndü o cezvenin girdabında, kaç taze boğuldu… Bir yudumu, gizem, aşk, huzur, saygı oldu nazenin gönüllerde… Oldu, kaç söze aracı oldu, hatır oldu, kırılmadı gönüller. Selam oldu, mukabele verdi dostlar…

Nereden ve nasıl aldığımızın hiç önemi yok; öyle kendimize mâl etmişiz ki kahveyi, ismi Türkiye ile birlikte anılır olmuş.

İşte bu kahve için söylenen "Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül bir dost ister kahve bahane" düsturu sözümüzün köpüğü olsun.
--
Hasan Dalman
Hasan Dalman, 26 Haziran, 2010 tarihinde yazdı
0 Oy
Soz kursun dil silah gibidir, dilinin Emniyetini her zaman kapalı tut ki yanlış kisiye kursun gitmesin
Son olarak 28 Haziran, 2010 tarihinde Hasan Dalman tarafından güncellendi.
Hasan Dalman
Hasan Dalman, 25 Haziran, 2010 tarihinde yazdı
0 Oy
Arkadaşlar bu alete hakim değilim. onun için sizi bir kaybettimmi 6 aydan önce bulamıyorum bi dE sitenin işleyişine bir türlü alışamadım kusuruma bakmayIn hepiniz hoş geldinizde HAYATA DAİR NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ ?ondan bahsetmemişsiniz.
Son olarak 26 Haziran, 2010 tarihinde Hasan Dalman tarafından güncellendi.
Hasan Dalman
Hasan Dalman, 25 Haziran, 2010 tarihinde yazdı
0 Oy
CAHİL ÖFKELENDİKÇE,
ÇOCUĞA DAYAK ÇEKER.
BAŞ AKILSIZ OLUNCA,
CEZAYI AYAK ÇEKER.
Cumanız mubarek olsun ALLAH yar ve yardımcınız olsun.
Hasan Dalman
Hasan Dalman, 16 Haziran, 2010 tarihinde yazdı
0 Oy
Yüzü-gözü mosmor bir kadın, doktora gider.

Doktor: Ne oldu size?

Kadın: Doktor bey, ne yapacağımı bilemiyorum. Kocam ne zaman içip de eve sarhoş dönse beni gebertene kadar dövüyor.

Doktor: Bu konuda size çok işe yarayan bir çözümüm var hanımefendi. Kocanız sarhoş olarak eve geldiğinde elinize bir bardak şekerli çay alın ve kocanız yatıp uyuyana kadar ağzınıza alacağınız bir yudum çayı ağızınız içinde sürekli dolaştırın....

İki hafta sonra, aynı kadın, eli yüzü düzgün şekilde doktoru ziyaret eder.

Kadın: Evet doktor, harika bir çözümdü bu. Kocam eve sarhoş geldiği her seferinde, yatıp uyuyana kadar ağzıma bir yudum çay alıp ağzımı çalkalar gibi ağzımda dolaştırdım; ve kocam bana hiç dokunmadı.

Doktor: Gördünüz mü, ağzınızı kapalı tutmak ne kadar çok işe yarıyor...
Hasan Dalman
16 içinde 1 ile 10 arası görüntüleniyor