SAHTE HAYATLAR...
#1 Mayıs 27, 12:10 am
SAHTE HAYATLAR...
Sahte Hayatlar 1.ci Bölüm...

Sizlere..! çocukları bol paraya alıştırmanın, çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini, vede geleceğinde akan muslukların durması halinde yaşayacağı pisikolojik durumları hakkında, başımdan geçen gerçek yaşantımdan, ilk bölüm olan, 1.ci bölümü..! gençlerimizin ibret alması açısından açıklayacağım...

Bendeniz..! Çocukluğumdan itibaren ortadirek tabir ettiğimiz bir aileden yetiştim. Allah`a şükürler olsun çocukluğum ve gençliğim çok şanslı geçti...

Ailemin ilk çocuğu ve tek erkek evladı olmam sebebiyle, biraz rahat büyüdüm. birde bu rahatlığa çok varlıklı olan bizim kapı karşı komşumuz vardı. Bu insanları Bursa`da tanımayan yoktu. istanbul Maksim gazinolarının sahibi Rahmetli Fahrettin ASLAN`dan sora

Türkiye`de 2`ci kral..!

Bursamızın Gazinocular kralı Rahmetli Mustafa Taylan vede eşi Rahmetli Neriman annem Aynı zamanda benim süt annemdi...
Mustafa Taylan pavyonları olan, Fuar gazinolarının sahibi olan kapalı ve açık gazinolar zincirine sahip. tanınmış ünlü bir aileydiler.

Ben ve onların ilk çocukları kız idi, bir hafta arayla doğmuşuz. anacığımın benim doğumumdan sonra rahatsızlanıp sütünün kesilmesi sebebiyle O güzide insan Neriman annem beni kendi evladından ayırmayıp kızıyla beraber beni emzirmiştir.

Onlar..! Biz müslümanlara göre yaptıkları işleri ve kazandıkları parayı haram görmemize karşılık Bizler onların mahallemize yapmış oldukları katkılardan..! verdikleri zekatlardan, camii`mize yaptıkları yardımlardan ve kandillerde bütün mahalle çocuklarına kandil bahşişi dağıtmaları, Kurban bayramlarında 20-30 tane koç keserek bütün mahalleye bol bol et dağıttıklarını hiçbir zaman unutamam..!

İşte arkadaşlar cenab-ı mevlam ne diyor..! Hangi suçla gelirsen gel seni bağışlarım. yeter ki..! kul hakkıyla karşıma gelmeyin..! bakın insanın amel defteri, yani dünyada iken yaptığı sevaplar..! insanlar öldükten sonra amel defterleri kapanır. yalnız amel defteri mahşere kadar da..! kapanmayanlar vardır. Kimdir. onlar???

Topluma yararlı işler yapmış insanlar, iz bırakanlar, Faydalı eserler bırakanlar, Okul,çeşme,cami vs. yapanlar bunların amel defterleri ahirete kadar kapanmaz. ve bu kişiler kıyamete kadar anılırlar ve her anılışlarında amel defterlerine sevaplar yazılır.

İşte bu insanlar da..! Ben nasıl bir insanlar olduklarını bildiğim için inşaallah amel defterleri kapanmamıştır.

Bakın..! bu insanlar çok para kazandıkları için hem dağıtmasını severlerdi. Aynı zamanda Yüce Dinimizin yasakladığı savurganlıkları çoktu..! Bursanın en lüks semtlerinde daireleri vardı. lakin bizleri ve mahallemizi ölene kadar terketmediler.

Bu ailenin 2.,nci, çocukları erkekti. Adı da Tuncel`di. benden 2 yaş daha küçüktü..! Lakin Cenab-ı Allah`ın takdiri Dilsizdi. Azda olsa duyuyor. fakat hiç konuşamıyordu. bizler beraberce büyüdük Rahmetli dedem beni devamlı..! öğle, ikindi vakitleri camilere götürdüğü için bende arkadaşım olan Tuncel`i de yanıma alıp beraber camiye götürüyordum. Bizler büyüdükçe O beni kendi yaşantısına doğru yavaş yavaş çekiyordu.

Rahmetli süt annem onu bana emanet etmişti. Bana oğlum derdi sakın senden başkasıyla gezmesine izin verme derdi. Ben de onu öz kardeşim gibi görürdüm zaten..! Daha küçük yaşlarda cebinde bir tomar parayla beni zorlar Bursa`da ne kadar sinema varsa ikimiz beraber giderdik bir sinemadan çıkar öbürüne giderdik.

Benim rahmetli ailemde durumu bildiklerinden seslerini çıkarmazlardı. Rahmetli babacım bana harçlık verirdi. ama o aile bana beş kuruş harcatmazlardı. Babacımda devamlı sorar paran var mı oğlum diye ben de var babacım derdim. Beni de tutumlu zannederlerdi.

Onların Bursa Kültürpark`ta Fuarda gazinoları olduğu için sık sık oraya gider. Luna parkta ne kadar oyuncak varsa binerdik. herkeste bizleri çok iyi tanırdı. Çarpışan arabalara binmeyi çok severdik. Bir koçan açılmamış bilet alırdı. iki ayrı arabayla sabahtan akşama kadar inmez gezerdik Ben Şöförlüğü, Çarpışan arabalarda öğrendim. Çok güzel manevralar yapar devamlı onu sıkıştırır çarpışırdık. Okul günlerinde her pazar günümüz sinemalarda vede parkta geçerdi.

Alışmıştım o yaşantıya..!Gerçi cebimden 5 krş. harcamıyordum ama O yaşantı beni de bozmuştu. ileri ki gençliğimde bunun sancılarını çok çektim.Çocukluğumdan delikanlılığıma kadar tüm yaşantım onunla geçtiği için benim de para kazanmam gerektiğini anladım.

Bursamız. Taze iç ceviziyle ünlüdür. ve genellikle çerez ve meze olarak yenir. O zamanlar cevizler cam kavanozlarda satılırdı. Ben de..! harçlığımı çıkarmak için O işi yapmaya karar verdim.

Annem babam benim kendi isteğimle bir işler yapmamı anladıklarında çok sevinmişlerdi. Ve babacım bana esnaflık dersleri verdi.

Oğlum dedi esnaf insan önce çok temiz olacak, temiz giyinecek, tırnakları devamlı kesik olacak, müşteriye karşı son derece kibar ve saygılı olacak gibi birçok nasihatler verdi. Bende aynen babamın bütün dediklerini tatbik ettim. ve çıktım satışa..! Hangi saatlerde nerede olacan nerelerde satış olur. Bütün bunları babamdan öğrendim. önce 200 tane cevizle işe başladım derken günler yıllar geçtikçe ben taze ceviz satışını günde 1000 cevize kadar çıkarmayı başardım. çok iyi para kazanıyordum. vede..! benden büyüklerden daha fazla ceviz satıyordum.

Bu esnaflığım ilerledikçe devamlı müşteriler edindim. Fuarda satış yapmak yasak olduğu için kaçak girerdim zabıtalar kovaladığında onlarla kovalamaca oynar..! gelir, Taylan`ın gazinosunda saklanırdım. Onlar beni zabıtalardan korurlardı.

Günlerden birgün..! yine fuardayım. cevizlerim az kalmıştı. hayvanat bahçesine gittim. zaten oraya devamlı maymunlara ceviz vermek için gidiyordum. O maymunlar o kadar akıllı hayvanlar ki..! taze cevizin nasıl yeneceğini çok iyi biliyorlardı.Ben onlara cevizi bütün atıyordum. Onlar incecik parmaklarıyla..! önce cevizi ortadan ikiye bölerler, kalan yarımı avucunun içinde saklar diğer yarımı da, 2`ye böler, O..! tek dişi ince tırnaklarıyla üzerindeki ince kabuğunu da soyar ve içindeki beyaz kısmı ağzına atar iştahla yerdi geriye kalan diğer dişleride, aynı ustalıkla soyar bir insan gibi yerlerdi. Ben de O yüzden Onları seyretmesini çok severdim.

Yine o gün gittiğimde baktım İngiliz turistler gelmiş, maymunları seyrediyorlardı. Ben ingilizce azçok bildiğim için, onlara cevizleri gösterdim. Onlarda tuhaf tuhaf baktılar. No! No! No! dediler. bende israrla onlara çok güzel bir meyve alın yiyin dedim kısa keten pantolonlu yaşlı bir ingiliz benim israrımı kırmadı, aldı lop diye bütün ağzına attığı gibi yüzünü buruşturarak yere tükürdü.

Bende Oha Oha dedim, Ulan dedim. Maymunlar kadar aklınız yok be..! Gel gel dedim turiste bak şimdi seyret..!

Kavanozdan bir ceviz aldım. Maymunlara attım. demin anlattığım gibi maymun aynı özellikle cevizi yiyince hepsi benden cevizleri satın aldılar kavanozumdaki cevizleri bitirdiler.

İşte bir cevizi bile nasıl yeneceğini bilmeyen ingilizlere maymunlar ders verdi.

Düşünüyorum da bu aptal millet Nasıl oluyor da..! bizlere TURKEY diyorlar..!!! Turkey`in anlamını bilmeyenimiz yoktur herhalde, Aptal demek, diğer adı da Hindi.!! Hindi`ye onlar Turkey der,...

Ve ben esnaflığı, hergeçen gün daha güzel öğreniyor. Yeşil`den çekirge`ye yayan gidip geliyordum güzergah boyu çaybahçeleri hanlar , meyhaneler, otelleri birbir geziyor. para kazandıkça hırsım daha da artıyordu.

İnancınız olsun Yaz tatillerinde O..! 2-2,5 aylık süre zarfında benim bir yıllık okul masraflarım ve giydiğim kıyafetlere kadar harçlıklarıma kadar bütün masraflarım çıkıyordu.

Babacım bana Ziraat bankasından birde Halk bankasından hesap açtırmıştı. 2 tanede kumbara almıştı. devamlı o kumbaralara kazandığım paraları dolduruyor, çabuk dolsundiyede neredeyse tüm kazancımı kumbaralarıma atıyordum. sonrasındada kaç para biriktirdim diye merak içinde paralarımı sayıyordum. sonra o paraları bankaya yatırıyorduk.

Daha sonra Okul zamanlarında o hesabım dan para çekip harcıyorduk. Tabi yaşım küçük olduğu için..! parayı babam çekiyor du..!

Yıllar yılları kovaladı. geldik 17 yaşına..! İşte ne olduysa ondan sonra oldu..!!!

Diğer bölümde 2.ci bölümde O beni kalbimden parçalayan olaydan bahsederek bölümlerime devam edeceğim. 2`.ci Bölümün konu başlığı şöyle olacak...!!!

17 yaşında..! Esmer, bir güzel sevdim. 1 pula sattı beni..!!!


Saygılarımla...
ÇALIŞIYOR GÖRÜNME, GÖRÜNMEDEN ÇALIŞ...


İbrahim Kadeş
#2 Mayıs 27, 12:11 am
SAHTE HAYATLAR 2.NCİ BÖLÜM. 17 Yaşında bir esmer sevdim bir pula sattı beni..!!!

Değerli Arkadaşlar..! geçen bölümde anlattığım gibi..! çok küçük yaşlarda hayatın gerçeklerini tanıdığım için gençliğimde başımdan çok ilginç vede düşündürücü olaylar geçti. Bunları sizlere anlatmamdaki sebeb..! yeni yetişen genç neslimizin bu gerçeklerden ibret almasıdır.

Ben öncede belirttiğim gibi..! bol paralı yaşantıya küçük yaşlarda alıştığım için..! tutumun, paranın ileriki zamanlarda zevk vermediğini gördüm. ve başka başka maceralara beni sürükleyeceğinden açıkçası korkuyordum. İnsanları tanıdıkça, göründükleri gibi olmadıklarını gördüm. Bu da, bana daha genç yaşlarımda insanlara güvensizlik duymam gerektiğini öğretti..!

Dediğim gibi çok para kazanmak amacındaydım. taze iç ceviz satışındaki tecrübemin artması beni daha çok kazanmaya cezbetti. TAYLAN Gazinolarının da bir evladı olarak kendimi gördüğüm için buralarda çalışan ünlü sanatçıları kendime müşteri edindirmekti amacım. Taze iç cevizin şimdiki viagra ile eşdeğere sahip bir gücü olduğunu bildikleri için bilhassa bayan sanatçılar, dansözler, şarkıcılar, ve pavyonlarda konsmatristlik yapan kadınlar benim daimi müşterilerim di..!
Bu müşterilerim benden hergün enaz alan 50 adet ceviz alırlardı. Sadece ben bunların çalıştıkları vede kaldıkları otellere girebiliyordum benden başkasının girmesi zaten yasaktı. satıcı olarak tabi..
Yaşım ilerledikçe..! müşteri sayım vede satış sayımda çok büyük artışlar oldu. haliyle kazancımda birçok işçinin en az 8-10 işçinin toplam maaşının üstüne çıktı.
Derken yıllar yılları kovaladı, geldik 17 yaşına..! Taylanların Bursa heykel`deki ünlü yıldız pavyonları vardı O zamanlar. zamanın ünlü sanatçıları iyi paralarla orada sözleşmeli sezonluk çalışırlar 1-2-3 ay kadar orada sanatlarını icra ederlerdi. Ben de O pavyona serbest girdiğim için, içerde ceviz kavanozumla masaları dolaşırken, sahnede çok güzel şarkı söyleyen ismi ünlü bir sanatçı vardı. Esmer genç ve çok güzel bir kadındı. Sanki Cenab-ı Allah her azasını özene bezene yaratmış. sol yanağının üzerine mercimek büyüklüğünde siyah bir ben kondurmuş. güzelliğine bir güzellik daha katmış. Öyle şahane vücut hatlarına sahipti ki..! 90-60-90 ölçülerinde, minyon tipli kara kaşlı, kara gözlü simsiyah parlak saçlara sahip bir melekti sanki O..!
Gözümü ondan alamıyordum. O zamana kadar kadınlarla zaten bir işim olamazdı. İlk Aşk mı desem, ki..! öyleydi..! ona vurulmuştum.
Evime gidiyordum. uyuyana kadar Onu hayal ediyordum. Rüyalarıma giriyordu.

Birgün gündüz işe çıktığımda, Rahmetli babamda tecrübeli bir adam olduğu için..! birde artık büyüdüğüm için..! Bana cinsellik vede kadınlar hakkında bilgiler veriyordu. Benim uygunsuz yerlere gittiğimi bildiği için beni birgün yanına alarak..! Bak oğlum dedi... Sakın ola ki..! oyolda olan kadınlarla düşüp kalkma onlardan sana hayır gelmez. onlar senin sadece parana bakar, vede boynuzlatma dahi her yolu yaparlar. onlara yakanı bir kere kaptırdın mı..! birdaha kurtuluşun olmaz hayatın söner..! Derdi..! Rahmetli babacım. vede hakikaten dediğinde yerden göğe kadar haklıydı.
ve sözlerine şöyle devam etti. bak gündüz saatleri de ceviz satıyorsun. Falanca falanca yerlerde O kadınların kaldıkları oteller var git o otellere..! ama onların yataktan yeni kalkmış saatlerde gideceksin ki durumlarını göreceksin.Onlar..! Sabaha kadar çalıştıkları için, Akşam 4-5 arası yataklarından kalkarlar. sen o saatlerde gideceksin ve onların tiksindirici durumlarını göreceksin.

Ve..! Bende, aynen, babacığımın dediklerini yaptım. Gittim kendimi otelcilere tanıttım. çünkü onlar Mustafa Taylanı çok iyi tanıyorlardı. ve durumu da anlattığım için bana otellerine giriş iznini verdiler. Bende rahatça lobilerde odalarda gezinmeye başladım.Baktım, birer birer yataklarından kalkmaya başladılar. Yarabbi..! O ne görüntü öyle..!

Herbiri Afedersiniz hayvanlar gibi gerinip esneyerek, dışarı çıkıyorlar, O geceleri sarhoş ortamda loş, kırmızı yeşil ışıklarla aydınlatılmış yerin altında havasız pavyonlarda, herkese güzel görünen o şahane kadınlar nerede? inanın iğrenir, tiksinirsiniz, onların o halini görünce..! kadından nefret edersiniz..!
Kimi..! hertarafı açık incecik kombinezonla, kimi..! sadece kilot ve sütyenle, O..! odalardan çıkışları..! makyajlarını dahi silmeden yatmışlar makyajlar yüzlerinden akmış boyalar birbirine karışmış, O vücutları, mavi mavi damarlarla buruşuk etleriyle kolların etleri sarkmış gerdanları sarkmış..! göğüsleri sarkmış, Saç baş dağınık..! Allah`ım görmeniz lazım..!

Ve Eve gittiğimde babacığıma, aynen..! baba dedim aynen dediklerini gördüm. hiç merak etme..! ben onlarla asla beraber olmam, dedim..! Babacığımında gözlerinin içi..! mutlu bir tebessümle gülüyordu...

Ama..! Gelin görün ki..! Taylan`nın O..! Güzel sanatçısı, 1.nci sınıf otel olan O zamanlar O Otel Altıparmaktaydı. Adı, Turing Oteldi. O..! Kadın orada kalıyordu. Bende gittim Turing Otele..!

Neyse, Fazla ayrıntılı anlatmayayım. Kadınla tanıştım. Zamanın ünlü isimlerinden bir sanatçıydı.

gittiğimde saat 15.00 sıralarıydı. Yatağından yeni kalkmıştı. Hiçte babamın anlattığı tipte biri değildi. sanki..! O geceden daha da güzeldi.yalnız o siyah parlak saçları dağınıktı. sanki, dağınık saçları ona daha güzel yakışmıştı.Bir kombinezon vardı üstünde ipekten vucudunun diriliği vucut hatları insanı çıldırtırcasınaydı. Ve benden de çok hoşlandığını söylüyor. beni odasına davet ediyordu. Ben de, sıkılıyordum. O gün sadece cevizlerimi verdim ve geri döndüm. benden hergün 50 tane ceviz almaya başladı. ben 17 yaşındaydım. O da..! 25 yaşındaydı. Sağsa şimdi 65 yaşında olması gerekir. Hergün oteline gidiyorum. derken tam samimiyeti kurdum birbirimizden hoşlanmaya başladık. samimiyetimiz. evlenmeye kadar vardı. Ona hergün kırmızı bir gül götürüyordum. vede ufak tefek hediyeler veriyordum. Neyse aklıma geldikçe içime hüzün ve kızgınlık kaplıyor. ve aklıma geldikçe Türk sanat müziğinden bazı parçaları sanki kendim bestelemişim gibi..! kendime mal ediyordum.

Uzatmayayım. Öyle hayaller kurmuştum ki..! Bir gün, O..! hayallerim Altüst oldu...
O..! Son gün. Gittim. Yine aynı saatte Otele artık kapısını çalmadan içeri giriyordum. Odasına girdim. Birde ne göreyim. O ünlü sanatçı fahişe yatakta fıkır fıkır bir 35-40 yaşlarına bir erkekle..! Birden kapı açılıp beni görünce önce herif bir kafasını gösterdi beni görünce çarşafın altına gömüldü. vede kadına..! kim ulan bu..! deyince..! kadın kes sesini bee..! dedi ona..!
O..! arada göz göze geldik. O..! simsiyah saçları darmadağınık. kara gözleri korkuyla ve utangaçlıkla açılmış bir haldeyken, zaten benim dünyam kararmıştı.
O..! an, elimdeki kavanozu, herifin kafasında parçalamak geldi içimden..!. 2 adım attım ve kavanozu havaya kaldırdım. O anda yere çaldım. Değmezsin laaannnn...!!!! Fahişe...!!!! dedim.

Kavanozda bayağıda ceviz vardı. tuz parça oldu. bütün cevizler etrafa saçıldı.

Nerdeyim bilmiyorum.Akşama kadar nerelerde gezdim hatırlamıyorum.
Gece olmuş. park gazinosunun açılış saati gelmiş, Ben enönde masamdayım. ve sahnedeki ünlü türk sanat müziği sanatçısına yazdığım şu kağıdı şef garsona verdim versin diye..!
Kağıtta şu şarkının sözleri yazıyordu...

Saçların, tarımar..... Gözlerinde nem....
Ateşe benzerdi... Küle, dönmüşsün..!
Hayal mi??.! Gerçek mi??.! Gördüğüm bilmem..!
Elden ele gezen..! güle dönmüşsün..!

Bir eser, kalmamış..! Eski halinden..!
Yazık geçmez akçe..! Pula dönmüşsün..!
Hayal mi??.!! Gerçek mi??.! Gördüğüm bilmem..!
Elden ele gezen..! güle dönmüşsün..!

Ve, Babacım..! haklı çıktı birkez daha..! Ama ben artık benlikten çıkmıştım. Hiçkimseye açılamıyordum. ve inanırmı sınız. ilk defa 40 yıl sonra bu anımı sizlerle paylaşıyorum. hemde tüm herkese..! Çünkü gerçekler saklanmaz arkadaşlar. saklar anlatmaz isen sizden kimse birşey öğrenemez. vede anlatacaklarınızdan ibret alamazlar..
Bugün hangi baba evladı ile böyle arkadaşlık kurabiliyor..! onların dertlerine ortak oluyor?
Onu bazen çok özlüyorum. özlediğim zamanlar. yine bir istekle o şarkıyı söyletiyorum sanatçıya..!!!

Şimdi uzaklardasın..! Gönül hicranla doldu..!
Hiç ayrılamam derken..! kavuşmak hayal oldu..!

Sevda..! Bahçelerinin, çiçekleri, hep soldu..!
Hiç ayrılamam derken..! kavuşmak hayal oldu..!

Evet Kardeşlerim. Bir musibet bin nasihatten iyidir`e bir örnek daha..!
Kısmet olursa 3.ncü bölümde içkiye nasıl başladım onuda kısaca anlatacağım.
Hepimiz müslümanız..! Elhamdülilah diyoruz. Allah..! Affedicidir. diyoruz. vede buna inanıyoruz. inanmasak içimizde iman kalmaz vede kötülüklere devam ederiz. değil mi???
Cenab-ı Allah`ın bizleri affedeceğine olan inancımızı yitirmeyelim. vede en kısa sürede hatalardan derslsr çıkararak Cenab-ı Allah`tan af dileyelim.
O` En büyük ve tek affedicidir. Affetmeyi sever. ama bir daha tekrarlamamak kaydıyla...

Hepinize Selamlar, Saygılar...
ÇALIŞIYOR GÖRÜNME, GÖRÜNMEDEN ÇALIŞ...


İbrahim Kadeş
#3 Mayıs 27, 2:15 pm
3.NCÜ BÖLÜM; İÇKİ VE KUMARA NASIL ALIŞTIRILDIK?? KENDİ DAĞARCIĞIMDAN...

DEĞERLİ GENÇ KARDEŞLERİM;

BU ÜLKE`DE İÇKİYE BAŞLAMAKTA KOLAY, KUMARA ALIŞMAKTA BİR O KADAR KOLAY, HERZAMAN DİYORUM YA!!.. ERKEK EGEMEN BİR TOPLUMUZ, DAHA KÜÇÜK YAŞLARDA, GÖRDÜĞÜM BİLDİĞİM İÇİN SÖYLÜYORUM.

KÜÇÜK YAŞLARDAN İTİBAREN BAZI EBEVEYN`LER, BİLHASSA ERKEK ÇOCUKLAR İÇİN, AAA!!.. BENİM OĞLUM ERKEK OLDU. ARTIK ERKEKLİĞİNİ YAŞAMASI İÇİN ŞUNLARI BUNLARI YAPMASI DOĞALDIR..

HEPİMİZ BİLİRİZ.. BİR ÇOCUK ORTALAMA 8-10 YAŞINDA SÜNNET OLUR, ARTIK ERKEK OLDU DİYE HEMEN YANINA BİR PAKET KALİTELİ MARKA SİGARA, PAHALI SİGARA OLARAK GÖSTERİLEN UZUN MARLBORA SİGARASI KONUR, PAKET AÇILIR, İÇİNDEN BİR TANE ÇIKARILARAK, ÇOCUĞUN AĞZINA TUTUŞTURULUR, YAK BAKALIM DELİKANLI DENİR.

VE BU ELİNDE SİGARA OLAN ÇOCUK O SİGARA`DAN KÖRPE CİĞERLERİNE ÇEKERKEN BİR FLÂŞ PATLAR.. HATIRA FOTOĞRAFI BİR SİMGE OLARAK YILLAR BOYU ALBÜMLERDE SAKLANIR..

DERKEN BABA BİRA YADA İÇKİ İÇER, YA DA AMCA VEYA DAYI, İÇKİ BARDAĞINI KÜÇÜCÜK ÇOCUĞUN ELİNE TUTUŞTURUR, ONA İLK ALKOLÜ TADTIRIR...

BU İŞİ FAZLA UZATMADAN ÖZÜNÜ ANLATMAK İSTİYORUM.

DERKEN ÇOCUK O İLK SİGARA VE İÇKİYİ TADTIKTAN SONRA OKUL TUVALETLERİNDE GİZLİDEN GİZLİYE O ALIŞKANLIĞA BAŞLAMIŞTIR BİLE..

GELELİM KUMAR ALIŞKANLIĞINA.. OYUN DİYE BAŞLADIĞIMIZ BİRÇOK ÇOCUK OYUNLARIMIZ VARDI.. BAZILARI MİSKET DER, BİZLER CİLLİ DERİZ.. İLK SÜNNET PARASIYLA YENİ SÜNNET OLMUŞ ÇOCUKLARIN BİR ÇOĞU NE YAPAR? HEMEN TOPLADIĞI SÜNNET HARÇLIKLARIYLA GİDER BAKKALA YA CİLLİ ALIR YADA KUMARA ELVERİŞLİ RESİMLİ KARTLAR, KARAMELA KAĞITLARI V.S. ŞEYLERE PARALARINI VERİRLER..

BAŞLARLAR, ARKADAŞLARIYLA ÜTMECESİNE OYUN OYNAMAYA ÜTÜLDÜKÇE BAŞLAR HIRS YAPMAYA BAŞLARLAR TÜM HARÇLIKLARINI BUNLARA YATIRMAYA, HATTA!!. BAZILARIDA ANNESİNİN CÜZDANINDAN PARA AŞIRMAYA KADAR GİDERLER..

ÇOCUKLUĞUMUZDA BUNLARI HEP YAŞADIK. BİZİM ZAMANIMIZDA TEKSAS, TOMMİKS, ZAGOR, KAPTAN SWİNG GİBİ RESİMLİ İNGİLİZ ROMANLARI MEVCUTTU.

O HAYALİ ROMANLARI OKUR, OKUDUKTAN SONRA ELİMİZDEKİ KİTAPLARLA BERABER BAŞLARDIK PARASINA KUMARA

KİTABIN ÜZERİNDEN PARA KOLAY KAYSIN DİYE, ELBİSEMİZİN ÜZERİNE SİLER PARLATIRDIK.

KİTABI YERE KOYAR, 5-6 METRE ÖNÜNE BİR ÇİZGİ ÇİZERDİK.. KİM O KİTABA SAHİP OLMAK İSTERSE, O CİZİLEN ÇİZGİYE AYAĞINI CİZGİDEN TAŞIRMADAN, KAÇ PARASINA ATIŞ ANLAŞMASI YAPILMIŞSA O PARA İLE, MESELÂ 10 KRŞ`SA 10 KRŞ.,25 KRŞ`SA 25 KURUŞ ÜZERİNDEN O KİTABIN ÜZERİNE ELİMİZİ HAVALANDIRARAK ATARDIK.

İNSAN ÜTÜLDÜKÇE USTALAŞIYOR, KURNAZLAR, SAKİNLER, SOĞUK KANLILAR GENELLİKLE BU KUMAR`DAN GALİP ÇIKAN TARAF OLUYORLAR..

ÜTÜLEN TARAFTA GENELLİKLE KORKAKLAR, ELLERİ TİTREYENLERİN TÜM HARÇLIKLARI GİDİVERİYOR..

İŞTE BÖYLE BAŞLANILAN İÇKİ VE KUMAR, DAHA İLERİ GENÇLİK ÇAĞLARINDA 18 YAŞINI DOLDURUP KAHVEHANELERE GİRMEYE HAK KAZANDIKLARINDA BAŞLIYORLAR, ÇAYINA GAZOZUNA, DERKEN KOLASINA, BİRASINA, OLMADI ZARARIM ÇIKSIN DİYE UFAKTAN UFAKTAN PARASINA DEVAM EDEREK, BUNA HASTALIK DERECESİNDE ALIŞANLAR İŞİ BÜYÜK KUMARHANELERE KADAR GÖTÜRÜYOR..

İŞTE GENÇ KARDEŞLERİM.. BU ÜLKE`DE KUMAR VE İÇKİ BÖYLE BAŞLANIYOR, YAVAŞ YAVAŞ.. BÜNYEMİZE ŞIRINGA EDİLEREK, BU HASTALIK ÖYLE BİR HASTALIK Kİ!!. BAŞLAMASI ÇOK KOLAY, NE OLACAK CANIMLA BAŞLIYOR.. CANIN ÇIKINCA, İŞ İŞTEN GEÇİNCE SONA ERİYOR..


BENİM SIK SIK TEKRARLADIĞIM, BİR 40 YAŞ SÖZÜM VARDIR. BU 40 YAŞ ÇOK ÖNEMLİDİR. BİZ İNSANOĞLU HAYATINDA,

PEYGAMBER EFENDİ`MİZ S.A.V. 40 YAŞINDA PEYGAMBERLİK`LE MÜJDELENMİŞTİR. NEDEN???

ESKİLER HEP DER, 40 YAŞINA KADAR AKLIBAŞINA GELMEYEN AYNI KAFADA GİDER, ARTIK GERÇEKLERİ ANLAMAKTA ÇOK GEÇ KALIR. GERÇEKLERİ NE ZAMAN GÖRÜR, O SON NEFESİNİ VERECEĞİ AN DA, AMA ARTIK İŞ İŞTEN GEÇMİŞTİR.

40 YAŞINA KADAR AKILLANMAYANI TENEŞİR PAKLAR SÖZÜ GERÇEKTİR.

40 YAŞINDAN SONRA AZANI DA TENEŞİR PAKLAR...NE DEMEK?

İNSAN YAŞAMI BOYUNCA ELİNE BİRÇOK FIRSATLAR GEÇER, İYİ KÖTÜ BİRÇOK HADİSELERLE KARŞILAŞIR..

KİMİSİ 40`INA KADAR HERTÜRLÜ HALTI İŞLER Kİ !!.. BEN BUNLARDAN BİRİYİM. ZİNA HARİÇ AFEDERSİNİZ PEZEVENKLİK HARİÇ HERTÜRLÜ GÜNAHA GİRDİM..

BU YAŞIMA KADAR, KENDİ AİLEM HARİÇ HİÇKİMSENİN KUL HAKKINI YEMEDİM, ZİNA ETMEDİM, ZİNA ETMEMEMİN SEBEBİ DE RAHMETLİ BABAMIN BANA YOL GÖSTERMESİNDENDİR, BU KONUYU, 17 YAŞIMDA BİR ESMERE VURULDUM BAŞLIKLI KONUDA TEFERRUATLICA ANLATMIŞIMDIR. İŞTE FERYADLARIMDA BUNADIR.

ÇEVRE ÇOK ÖNEMLİ !!. BURSA`DA BULUNDUĞUM, DOĞDUĞUM YETİŞTİĞİM MUHİT, BURSA`NIN HERTÜRLÜ PİSLİKLERİNİN YAŞANDIĞI MUHİTTİ..SETBAŞI-NAMAZGAH-YENİMAHALLE-MOLLAARAP-İPEKÇİLİK ESKİ BURSA...

KABADAYISI BOLDU, HALA DAHA ZAMANIN BU KABADAYILARININ İSİMLERİNİ BİLİRİM. SAYAYIM,

OPÇA AHMET, DİNGİL MEMET, BOŞNAK APTULLAH, KANLI BEYTULLAH, CAKCAK ŞÜKRÜ, ARAP NURİ...

BU İSİMLER VE DAHA BU İSİMLERİN YOLUNDA GİDEN BİRÇOK KÖTÜ YOLDA GİDEN NESİLLERİN MUHİTİNDE YAŞAYAN BİRİ OLARAK BUGÜNLERE GELDİM.

GENÇLİĞİMDE DİĞER ANILARIMDA ANLATTIĞIM GİBİ, ÇOK PARA KAZANAN ÇOK PARA HARCAYAN BİRİYDİM.

O ZAMAN DA DÜRÜST`ÜM, HAKSIZLIĞA HİÇ TAHAMMÜLÜM YOKTU. TURİST`TE OLSA HAKSIZLIK KARŞISINDA DURMAZ ANINDA DALARDIM. BİR İNGİLİZE NASIL DALDIĞIMI BİR ÖRNEK OLARAK ANLATMIŞIMDIR..

DEDİM YA !!.. AH O 70`Lİ YILLAR, SU GİBİ BİRA TÜKETİLİRDİ, YARIŞ EDERDİK, ULUDAĞ YOLUNDA GÖBEK İSMAİL`İN BİRAHANESİNDE...

UZUN BÜYÜK BİR MASA, 4-5 ARKADAŞ HERBİRİMİZ 15-20`ŞER BİRA İÇER, BİZ MASA`DAN KALMADAN GARSONLAR BOŞLARI TOPLAMAZDI.KALKARKENDE MASADA EN AZ 70-80 TEKEL BİRASI, YADA EFES BİRASI ŞİŞELERİ DURURDU HAVAMIZ OLSUN DİYE.. MASALAR YARIŞ EDERDİK, ZAMANIN ÜNLÜ TEKSTİL PATRONLARIYLA BERABER...

VE SONUNDA O VİRAJLI DAĞ YOLUNDA, KAZA YAPMADAN, ARABAMLA ARKADAŞLARIMI TEK TEK EVLERİNE BIRAKIR, GECE SAAT 2`Mİ 3`MÜ BİLMEDEN EVE NASIL GELDİĞİMİ YATAĞA NASIL GİRİP SIZDIĞIMI BİLEMEZDİM..


NE ANACIĞIMIN NASİHATI, NE BABA`CIĞIMIN BUĞUZU VIZ GELİR TIRIS GİDERDİ. BİR KULAĞIMDAN GİRER DİĞERİNDEN ÇIKARDI.

İÇKİ KUMARI TETİKLEDİ, ÇAYINA KAHVESİNE, BİRASINA DERKEN PARASINA, POKER, OKEY, VE DİĞER OYUNLARI OYNAR, KUMAR MASALARINDAN SAATLERCE KALKMAZ BAZEN EVİN YOLUNU BULAMAZDIK..

CANIM KİREMİTTE KOFANA MI İSTİYOR, ATLARDIM 56 MODEL CHEVROLET ARABAMA, YALLAH İSTANBUL KUMKAPI YENİKAPI LÜKS LOKANTALARINA, GİDER AYNI GÜN BURSA`YA DÖNER GELİRDİM. CANIM ET MANGAL MI İSTİYOR? ATLARDIM ARABAMA ULUDAĞ SARI ALAN PALABIYIK CEMAL DAYIMIN TESİSLERİNE GİDERDİM. (BU ARADA PALABIYIK CEMAL BENİM DAYIM OLUR.)

BUNLARI MARİFETMİŞ GİBİ ANLATTIĞIMI ZANNETMEYİN.. İŞTE ŞİMDİ.. GENÇLİĞİMDEKİ HATALARIMIN CEZASINI ÇEKİYORUM.

BİRTEK EMEKLİ MAAŞINA KALIVERDİM. HEM BEN, HEMDE ZAMANINDA BİRİKİM YAPMADIĞIM HARVURUP HARMAN SAVURDUĞUM İÇİN EVLÂTLARIMIN KUL HAKKINI YEDİM..

GERÇİ BU HALTLARIN ÇOĞUNU İŞLEDİĞİMDE BEKÂRDIM AMA OLSUN.. ONUN YANSIMASI BUGÜNLERE SİRAYET ETTİ..

HER HALTI İŞLİYOR, RAMAZANLARDA 30 GÜN AĞZIMA İÇKİ KOYMUYOR, KUMARA OTURMUYOR OLMAMA RAĞMEN, PERŞEMBE-CUMA İÇKİ İÇME MEME RAĞMEN, İÇİMDEKİ SIKINTI HERGEÇENGÜN ARTIYOR BENİ ADETA BOĞUYORDU.

GÜNLERDEN BİRGÜN.. BEKÂRIM TABİ YAŞIM 28 GÖBEK İSMAİL`DEN YİNE NASIL GELDİĞİMİ BİLMEDİĞİM BİR SABAHA KARŞI, YATAĞIMA YATTIĞIMI HATIRLIYORUM.

SIRT ÜSTÜ YATTIM, ODA ZİFİRİ KARANLIK, BİRDEN ODA YEŞİL BİRIŞIKLA ALACAKARANLIK LOŞ BİR HAL ALIVERDİ...

GÖZLERİM FALTAŞI GİBİ AÇILDI. BİRDEN KARŞIMDA DEV GİBİ KOYU YEŞİL BİR KURBAĞAYA BENZER BİRGÖRÜNTÜ BELİRİVERDİ. BU GÖRÜNTÜ ÜZERİME BASKI YAPMAYA BAŞLADI. O AN BAĞIRMAK İSTİYORUM BAĞIRAMIYORUM. DİLİM TUTULDU. NE SAĞIMA, NE DE SOLUMA DÖNEMİYORUM. O EJDERHA GİBİ NESNE AĞIRLIĞINI GÖĞSÜME DOĞRU BASTIRMAYA BAŞLADI..

HEMEN AKLIMA BİLDİĞİM BÜTÜN DUALARI SÜRELERİ OKUMAK GELDİ. EUZU BESMELE ÇEKEREK FATİHA, 3 KULHUVALLAH, AMENTÜ, AYETEL-KÜRSÜ VE TÜM NAMAZ SURELERİNİ OKUMAYA BAŞLADIM.

OKUDUKÇA ÜZERİMDEKİ ŞİDDETLİ AĞIRLIK KALKMAYA VE BENİM RAHAT NEFES ALMAMI SAĞLADI.

HEMEN YATAĞIMDAN KALKTIM. GİTTİM LÂVABOYA PARMAĞIMI AĞZIMA SOKARAK NE İÇTİYSEM HEPSİNİ ÇIKARDIM.

GİRDİM BANYO`YA YIKANDIM VE GUSÜL ABDESTİ ALDIM. ÇIKTIM. BAKTIM RAHMETLİ BABAM, SABAH NAMAZI İÇİN ABDEST ALIYOR, GİRDİM ODA MA, YENİ ÇAMAŞIR, YENİ ELBİSELERİMİ GİYDİM VE NAMAZ ABDESTİ ALDIM.

BABACIM, EVDEN AYRILDI, BEN DE ARDINDA 2 METRE ARKASINDAN CAMİ`NİN YOLUNU TUTTUM. VE UZUN ZAMANDIR KILMADIĞIM SABAH NAMAZIMI KILDIM. VE EVE DÖNDÜM.

RAHMETLİ BABAM DURUMUMUN FARKINDA İDİ, BAKTIM ERTESİ GECE BEN YATAĞIMDA YATARKEN GELDİ BENİM BAŞIMI OKŞADI VE BAŞIMDA DUA EDEREK, TEKRAR BAŞIMI SIVAZLAYIP ANLIMDAN ÖPEREK ODAMDAN AYRILDI.

VE SONUNDA BEN İÇKİYİ BİR MÜDDET BIRAKTIM. BEŞ VAKİT NAMAZA BAŞLADIM..

GENCİZ YA !!.. YİNE ÇEVRE, YİNE İŞ GÜÇ EVLİLİK DERKEN, BEŞ VAKİT NAMAZ 4-3-2 DERKEN YİNE BIRAKTIK, DERKEN ESKİ YAŞANTIYA DÖNÜVERDİK.. BU SEFER BİRAYI BIRAKTIK RAKI`YA BAŞLADIK..

EVLENDİK, EVLENMESİNE AMA BİZİM SAĞOLSUN HANIM RAHAT DEĞİL, 29 YAŞINDA EVLENDİM.. 9-10 YIL YİNE İÇİYORUM. EVE GEÇ GELİYORUM. UZATMAYAYIM GELDİK 38 YAŞINA...

HANIMIN BÜYÜK ISRARLARI ÜZERİNE, İÇKİYİ DIŞARIDA DEĞİL DE, EV DE AKŞAMLARI BİR İKİ DUBLE İÇMEYE KARAR VERDİM..

70`LİK TEKİRDAĞ RAKISI ALIRDIM. 2 ÇAY BARDAĞI İÇERDİM, ERTESİ GÜN BUZDOLABINI AÇARDIM, BAKARDIM ŞİŞE ORTA DA YOK.. ARDINDAN BİR DAHA ALIRDIM. YİNE O ŞİŞE`DEN BİR İKİ DUBLE İÇERDİM, YİNE ŞİŞE YA BOŞ YADA YARIM KALMIŞ..

ARTIK, HANIMA ÇIKIŞMANIN ZAMANI GELMİŞTİ. NE BU LAN DEDİM.. BENLE DALGA MI GEÇİYORSUN SEN, DİYE İLK DEFA ELİMİ HAVAYA KALDIRMAMLA ZAVALLI HATUN, İKİ ELİNİ BAŞININ ARASINA ALIP GÖZLERİNİ KISARAK BEN SENİN İYİLİĞİN İÇİN YAPTIM, DEYİNCE, O YUKARI VURMAK İÇİN KALDIRDIĞIM ELİM, BİRDEN TAŞ KESİLDİ..

AMAN YARABBİ !!.. NASIL BİR AĞRI? KOLUM BİRDEN FELÇ OLDU. EŞİM BU HALİMİ GÖRÜNCE BAŞLADI AĞLAMAYA, BENDE ONUNLA BİRLİKTE İÇİME BURUKLUK GELDİ, BAŞLADIM TÖVBE İSTİĞFAR ETMEYE, DERKEN ELİM İNDİ, AMA KOLUMUN AĞRISI O GÜN BUGÜN ZAMAN ZAMAN AĞRIR..

VE İŞTE O HARAM OLAN TÜM KÖTÜ ALIŞKANLIKLARIMI O 38 YAŞIMDA BİTİRDİM VE BİR DAHA BAŞLAMAMACASINA ALLAH`IMA SÖZ VERDİM. ŞİMDİ YAŞIM 58 İŞTE TAM 20 YIL OLMUŞ..

VE BEN ŞUNA İNANIRIM, YÜCE ALLAH, GERÇEKTEN GÖZYAŞI DÖKEREK AFFEDİLMESİ İÇİN YAKARAN TÜM KULLARINI AFFEDER..

BUNU NİÇİN ANLATTIM???

İŞTE GÖRÜYORUZ. GÖRÜYORUM... 40`INA KADAR BU HARAM OLAN ŞEYLERİ BIRAKMAYANLAR, BENİM BİRÇOK O YOLDA OLAN ARKADAŞLARIMIN ŞİMDİ BİRÇOĞU YOK OLDU.. YA GENÇ YAŞTA ÖLDÜLER GİTTİLER, YA DA ŞİMDİ BİRÇOĞU SÜRÜNÜYOR..

20 YILDIR, ÇOK ŞÜKÜR YÜCE ALLAH BANA TÜM GERÇEKLERİ GÖSTERDİ VE HALÂ DAHA GÖSTERMEKTEDİR.

VE BEN ŞİMDİ BURADA HAYATIMDAN ÖRNEKLER VERİYORSAM, ŞİMDİKİ GENÇ NESLİN BENİM YAŞADIKLARIMI YAŞAMAMALARI İÇİNDİR. ERKEN YAŞLARDA AKLI BAŞINA GELENLER YAŞLILIKLARINDA SIKINTI ÇEKMEZLER...

DEDİĞİM GİBİ BEN 40 YAŞINDA İŞÇİ OLDUM.. VE ESKİLER DEDE ANLATTIĞIM GİBİ KAYBETTİKLERİMİ KAZANABİLMEK İÇİN 20 YIL GECEMİ GÜNDÜZÜMÜ BİLMEDEN ÇOĞU ZAMANGÜNDE 16 SAAT ÇALIŞARAK ÇOCUKLARIMA GELECEKLERİ İÇİN VARGÜCÜMLE ÇALIŞTIM..

SEVGİLİ GENÇ KARDEŞLERİM, GELİN SİZDE YOL YAKINKEN BU BENİM DOĞRU GÖZLEMLEDİĞİM, YOLLARA SAPMAYALIM, ÇOCUKLARIMIZA, GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM.. ÇOCUKLARIMIZA ÖRNEK OLALIM..

SEN İÇKİ İÇİYORSAN, BİR ÇOCUĞUN İÇMESE DAHİ DİĞER ÇOCUĞUN MUTLAKA İÇECEKTİR. SEN KUMAR OYNUYORSAN ÇOCUĞUNDA MUTLAKA KUMAR OYNAYACAKTIR. KUŞ YUVADA GÖRDÜĞÜNÜ İŞLER...


SAYGILAR...
ÇALIŞIYOR GÖRÜNME, GÖRÜNMEDEN ÇALIŞ...


İbrahim Kadeş
Tüm zamanlar GMT +3 olarak ayarlı. Zaman şu an 8:32 am.