ADALET TERAZİMİZ DOĞRU TARTIYOR MU?
#1 Mayıs 25, 3:59 pm
ADALET TERAZİMİZ DOĞRU TARTIYOR MU?


Değerli kardeşlerim; yıllardır içinde bulunduğumuz huzursuzluk, kaybettiklerimizi, yitirdiklerimizi geri getirmedi, nedeni nedir biliyormusunuz? Yıllardır, aradığımız, istediğimiz adaletin sağlanamamış olmasındandır. Suçlular bu Ülke'de sanki kayrılıyor. işlenen suçlarda verilen cezalara bakıyorsunuz, canı yanan insanları tatmin etmiyor, bu sefer insanlarımız arasında adalete güven kalmıyor.



Yitirdiklerimizin, haksızlıklarımızın yargıcın vereceği kararlarla Adalet'in geri geleceğini zannettik, suçluların adalet önünde, hakettiği cezanın verilmesini bekledik, lakin..! beklediğimiz adaleti göremediğimizden dolayı, hayal kırıklığına uğradık.



Bu yüzdendir ki! suçlular arttıkça arttı, onlara, bugünlere kadar gerek çıkartılan aflardan dolayı, ve gerekse, cezaların caydırıcı olmaması,nedeniyle alınan hatalı kararlar, suçluları cesaretlendirdi.



Ben sizlere şimdilik, aklıma gelen bir anım dolayısıyla, hırsızlık suçlarında verilen cezaları hala anlamakta güçlük çekiyorum. bakıyorsun, bir gaspçı,bir cepçi, bir kapkaççı, bir eve giren hırsız az bir cezayla dışarı salınıyor. adamın yaşından 2-3 kat sabıkası olduğu halde bir diğer işlediği suçtada aynı hafif cezalar veriliyor.



Sizlere, başımdan geçen bizleri sonderece üzen bir hırsızlık olayını anlatacağım. bizler 3 kardeşiz. ben evin en büyüğü tek erkek evladıyım. bu olayın olduğu yıllarda ben henüz 12-13 yaşlarındayım. ortanca kız kardeşim 8, enküçük kız kardeşimde 3 yaşındaydı.



Rahmetli Anam-Babam bizleri hiç ayırmaz ne alsalar 3.ümüze birden alırlardı. evimiz bahçeli olduğu için, dedeminde aynı öyleydi. yalnız dedemin bahçesinde atlarımızın bulunduğu bir ahırımız vardı. hayvansız durmazdık, tavuklarımız, kedilerimiz, atlarımız, birde koyun ve arasıra küçük dana beslerdik kesmek için, babam kasaptan et almazdı kendisi canlı hayvan alır keser, Anacımda kavurur, sızık dediğimiz kuyruk yağını eritip küplerin içinde saklar uzun süre bozulmadan yemeklerde kullanırdı. o yıllarda 3 koyunumuz vardı. kardeşlerimle beraber kuzularımızı, Atatürk köşkünün etrafıındaki temennayeri çayırlığına götürüp otlatırdık.



Elimizde büyüdükleri için onlara hiç tasma takmazdık, kuzularımız bizim arkamızdan gelirlerdi. benim kuzumun adı Ceylan, ortanca kardeşimin ki, pamuk, en küçüğümüzünkide meecik'ti.



Birgün sabah, Rahmetli dedem sabah namazı için cami'ye gittiğinde fırsat gözleyen hırsız hemen bahçe kapısını açarak içeri girmiş, koyunlarımızı çalmış, Dede'm Cami'den döndükten sonra birde bakmışki, sokak kapısı açık içeri girdiğinde Ahır kapısınında açık olduğunu kuzularımızında ortadan yok olduğunu görünce hemen yanda bulunan bizim eve gelmiş,

Bizi Rahmetli dedem uyandırdı. kalkın koyunları çalmışlar. o heyecanla kalktık dedemin evine koştuk bir baktıkki ahırın kapısı açık kuzularımız, ortada yok..!hepimiz şok olmuştuk. kız kardeşlerim günlerce ağladı. onların aniden yok olması bizleri şoke etmişti.



Rahmetli babam bizleri teselli için bir kaçgün sonra gitti hayvan pazarından 3 kuzu daha aldı. Fakat babam bu olayın peşini bırakmadı. sordu soruşturdu. karakola gitti. etrafa sordu, birkişi sarı saçlı orta boylu 25-30 yaşlarında birinin, koyunlardan birinin boynuzundan yakalamış diğerleride onun arkasına takılmış vaziyette evden çıktığını görmüş Rahmetli babacım karakola durumu anlatınca polisler sabıka dosyasından adamın eşgalini belirleyip Tilki selim lakaplı birini tesbit etmişler.



Babam, adam hakkında bilgiler toplamış, Bursamızın Kayıhan çarşısında bulunan bir kahvede adamı kıskıvrak yakalamış, ensesinden tutup sürükleyerek karakola teslim etmiş, neyse mahkeme günü geldi ben ve kardeşlerim Hakim amcanın hırsızdan kuzularımızı geri alacağı zannıyla sevinmiştik.



Babam o gün davacı olarak mahkemeye gitti. biz merakla bekliyorduk. baktık babam geldiğinde üzgündü. bizlere aynen mahkemede yaşadıklarını sinirlenerek anlattı.



Dediki, hakim önce bana, sen bu adamdan davacımısın.



-Babam tabiki davacıyım hakim bey.!!



Hakim hırsıza sormuş..! Aynen sorduğu şu, abartısız.!!



-Kaç koyun çaldın lan..!



-3 koyun..!



-Neyaptın koyunları?



-Kesip sattım hakim bey..!



-Kaça sattın?



-3 liraya..!



-Nerelerde sattın?



-Falanca semtlerde..



-Ulan, kasapta 8-10 lira olan eti bedava buldun diye 3 liraya satılır mı? bak bizim muhuttede dolaşmışsın, adam bizim evede uğrar 2-3 kiloda bize bırakırdı.



-Bilsem bırakırdım hakim bey..!



Verilen ceza 8 ay hapis..! Arkadaşlar görüyorsunuz değil mi? verilen cezayamı üzülürsünüz? yoksa Hakimin lakayt davranışına mı? Eee!.. sorarım size bu hırsız çıkınca bir daha hırsızlık yapar mı? yapmaz mı? yapar..! değil mi?



Aradan 9-10 ay kadar bir zaman geçmişti. tesadüfen..! babamla çarşıya gidiyorduk. Bir sokağın merdivenlerinden inerken, babam hah, yakaladım seni deyince, ben hırsız olduğunu anladım. babam adamın ceketinin iki yakasından tek elle kavradığı gibi kafasını hırsızın suratına patlatması bir oldu hırsız ağzı burnu kan içinde kalmıştı. kafanın arkasından karnına bir diz patlattı. adam ikibüklüm yerde kıvranmaya başladı.



Adam bir taraftan af diliyor bir taraftanda abicim ben sana 5 koyun getirecem söz deyince babam dahada hiddetlendi, ulan şerefsiz.!! beni yaktın başkalarınıda mı yakacaksın, hele bir daha hırsızlık yaptığını göreyim. seni eşek sudan gelinceye kadar döverim dedi.



Sonra çıkar lan üzerinde ne kadar para varsa..!



-Vallahi yok abicim dedi. babam, soyun lan dedi yol ortasında adamın ceketini pantolonunu çıkarttırdı, don atlet sokağa bıraktı. adam arkasına bakmadan nasıl kaçıyor, bir görseydiniz.



O birçok sabıkalı olan hırsızın birdaha ne adı duyuldu ne sanı, çok şükür, mahallemizde uzun yıllar hırsızlık olaylarıda kalmadı. babam kanunun verdiği, vede hakimin lakayt davranışından dolayı kendi verdiği bu cezayı yerden göğe kadar haklı buluyorum. sizler bu duruma nedersiniz?



Saygılarımla...
ÇALIŞIYOR GÖRÜNME, GÖRÜNMEDEN ÇALIŞ...


İbrahim Kadeş
Tüm zamanlar GMT +3 olarak ayarlı. Zaman şu an 8:30 am.